YaŞamıN KıSa ÖyKüSü ve Sonu . . . .
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
Kralın Sonu....(yaşamda böyle birşey)
Bir zamanlar büyük ve güçlü bir ülkeyi yöneten kralın dört eşi varmış.Kral en çok dördüncü eşini severmiş. Bir dediğini iki etmez herşeyin en güzelini en iyisini ona verirmiş.Kral üçüncü eşinide çok severmiş.Bu güzelliğin bir gün kendisini terk edeceğinden korktuğu için onu çok kıskanırüzerine titrermiş.İkinci eşinide severmiş kralkendisine karşı her zaman iyi ve sabırlı davranan eşikralın ne zaman derdi olsa daima onu yanında bulur sorunun çözümünde ona destek verirmiş.Kraliçe olan birinci eşiymiş kralın.Onu en çok seven karşılık beklemeden sevensağlığına ve hükümdarlığına en büyük katkıyı sağlayan bu eşi olmasına rağmen kral birinci eşini sevmezmiş ve onunla hiç ilgilenmezmiş.
bir gün kral ölümcül bir hastalığa yakalanmış.Yakında öleceğini anladığı ve öldükten sonra yapayalnız kalmaktan korktuğu için eşlerinden hangisinin ölüm yalnızlığını kendisi ile paylaşmak isteyebilceğini öğrenmek istemiş.En çok sevdiği dördüncü eşine ölüm yolculuğunda kendisine eşlik etmek ister mi diye sorduğunda aldığı yanıt kalbine bıçak gibi saplanan kısa ve net
"MÜMKÜN DEĞİL" OLMUŞ...
Hayatım boyunca seni sevdim...
Sen benimle birlikte ölmeyi kabul edermisin sorusuna üçüncü eşide
" HAYIR HAYAT ÇOK GÜZEL SEN ÖLÜNCE BEN YENİDEN EVLENECEĞİM" diye yanıt vermiş.
Kral bir kez daha yıkılmış.Her sorunumda her zaman yanımda olan bana yardım eden sendin bu sorunumda da bana yardımcı olurmusun talebine karşı ikinci eşinden;
" BU SORUNUN İÇİN HİÇ BİR ŞEY YAPAMAM OLSA OLSA SANA MEZARINA KADAR EŞLİK EDER GÜZEL BİR CENAZE TÖRENİ YAPTIRIR VE YASINI TUTARIM" KARŞILIĞINI ALMIŞ.
Büyük bir hayal kırıklığı yaşamakta olan kral birinci eşinin sesiyle irkilmiş;
"NEREYE GİDERSEN GİT SENİNLE OLURUMSENİ TAKİP EDERİM..."
Ah diye inlemiş kral.
"Keşke bir şansım daha olsaydı..."
... yaşamda hepimiz dört eşliyiz esasında.
-Dördüncü eşimiz vücudumuz:Onun güzel görünmesi için ne kadar zaman kaynak ve çaba harcarsak harcayalım öldüğümüzde bizi terk edecektir.
-Üçüncü eşimiz sahip olduğumuz servetimizdir ve statümüzdür:Ölür ölmez başkalarına yar olacaktır...
-İkinci eşimiz ailemiz ve dostlarımızdır:Tüm sorunlarımızı paylaştığımız bu kişilerin en son yapabilecekleri şey bu dünyadan gözleri yaşlı bizi uğurlamak olacaktır.
-Birinci eş ise RUHUMUZDUR.....BİZİMLE GELİR.....
....UNUTMAYIN
yediklerimiz değil hazmettiklerimiz bizi güçlü yapar.
kazandıklarımız değil biriktirdiklerimiz bizi zengin yapar.
Başkalarına verdiğimiz öğütler değil Bizzat uyguladıklarımız bizi İNSAN yapar. ..
tsk paylasım için .. scylla
NUH’UN GEMİSİNİN ÖĞRETİLERİ
Ünlü bir yönetici, ‘bilmem gerekenlerin, Nuh’un Gemisi’nden öğrendim,’diyor ve öğrendiklerini şöyle sıralıyor:
1 Acele et, doğru gemi kalkarken yetiş, sakın kaçırma.
2Hepimiz aynı gemideyiz unutma.
3 Zaman gelip çatmadan planını yap. Hz. Nuh, gemisini yapmaya başladığında yağmur yağmıyordu!
4 Kendine hep iyi bak ve büyük günü bekle. Altmışına geldiğinde bile, gerçekten büyük bir iş yapman için önün açılabilir.
5 Eleştirileri dinle, eleştirenlere kulak asma, yapılmasa gerekeni yapmayı sürdür.
6 geleceğini zirveler üzerine kur, dalgalar sana ulaşmasın.
7 ne olur ne olmaz eşinle yola çık.
8Hız her zaman kazandırmaz. Yılanlar da gemideydi, çitalar da.
9Üzerinde aşırı bir baskı duyumsadığında, bir süre boşlukta yüz.
10titanik’in profesyoneller, Nuh’un gemisinin ise amatörler tarafından yapıldığını unutma
11 fırtınanın gücüne olursa olsun, şansa inanıyorsan, seni bekleyen bir gökkuşağı mutlaka vardır.
gercekten muthiş birseyy paylastıgın iyi oldu ..
Dünya çapında bir anket yapıldı ve yalnızca bir soru soruldu:
‘Lütfen dünyanın geri kalan bölümündeki yiyecek eksikliğine çözüm ile ilgili kişisel görüşünüzü dürüstçe belirtiniz’
Anket büyük bir başarısızlıkla sonuçlandı. Çünkü
—Afrika’da insanlar ‘yiyecek’ sözcüğünün ne anlama geldiğini bilmiyorlar.
—Batı Avrupa’da insanlar ‘eksiklik’ sözcüğünün ne anlama geldiğini bilmiyorlar.
—Doğu Avrupa’daki insanlar ‘kişisel görüş’ün ne anlama geldiğini bilmiyorlar.
—Orta Doğu’da insanlar ‘çözüm’ün ne anlama geldiğini bilmiyorlar.
—Güney Amerika’daki insanlar ‘lütfen’ sözcüğünün ne anlama geldiğini bilmiyorlar.
—Türkiye’deki insanlar ‘dürüstlük’ sözcüğünün ne anlama geldiğini bilmiyorlar.
—Ve Amerika’daki insanlar ‘dünyanın geri kalan bölümü’nün ne anlama geldiğini bilmiyorlar.