You are hereForum / Sınavlar / Dersler / İktisat Bölümü / 2007 - 2008 / 1. dönem / Finaller / Devlet ve Ekonomi
Devlet ve Ekonomi
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
Sınav Tarihi / Saati :
1. Öğretim
21.01.2008 Pazartesi 10:00
2. Öğretim
21.01.2008 Pazartesi 18:30
2006 - 2007 Finallerinde neler konuşuldu?
Sınav hakkındaki sorularınızı bu başlık altında sorabilir, birbirinizle bu başlık altında yardımlaşabilirsiniz.
* Dikkat : Eğer 1. öğretim ile 2. öğretim arasında farklar varsa lütfen sorunuzu sorarken hangi öğretimden olduğunuzu belirtiniz..
hayır vermedi.. bi de arkadaşlar geçen senenin final sorularını bilen varsa yazabilir mi?
[quote=Çala]hayır vermedi.. bi de arkadaşlar geçen senenin final sorularını bilen varsa yazabilir mi?[/quote]
(1.öğretim)
-Latin amerika ülkelerindeki refah devleti uygulamaları ve Türkiye ile karşılaştırılması
-Yeni sağ devlet kuramının tanımı ve Türkiye'deki uygulamaları, Türkiye'deki ekonomi politikalarına etkisi
(2.öğretim)
-Gosta esping-andersen sınıflandırmasına göre liberal devleti açıklayın
-Yeni sağ devlet yaklaşımını açıklayın ve türkiyede uygulunan politikalarını yorumlayın
1.öğretim
1.latin havzasındaki ülkelede refah devleti uygulamaları ve türkiye ile karşılaştırılması
2. soru yeni sağ devlet kuramının tanımı ve türkiyedeki uygulamaları , türkiyedeki ekonomi politikalarına etkisi
2. öğretim soruları
1)gosta esping-andersen sınıflandırmasına göre liberal devleti açıklayın?
2) yeni sağ devlet yaklaşımını açıklayın ve türkiyede uygulunan politikalarını yorumlayın?
arkadaşlar hocanın vize için verdiği nota çalışıcaz anladığım kadarıyla. başka not yok ortada. peki sayfa kaçtan kaça sorumluyuz acaba?
Hepsinden sorumluyuz. Ama hoca son derste yeni sagci yaklasim uzerine yazilan makalelerde, hani bu A.Bugra, Insel yazarlarinin oldugu kisimdan bahsetti. Ilk sinavda ilk konulardan sorduguna gore buyuk ihtimal yeni sag devlet yaklasimindan soru gelecek.
ya bu sagci yaklasimlar sayfasini verebilir misiniz?ben goremedim:S
iyi bakmamisim:)
sayfa 50-65 arasi bu sagci yaklasimlardan bahsediyor...
çok teşekkürler. bu site de olmasa yandık valla:)
Ee tabi tabi derin arkadaşımızda çok derin bilgiler bulabilirsiniz:)
Peki Yeni Sağ Yaklaşımının olduğu kısımdan sonra bir tane daha bölüm var. Derste onu işlemedi mi?Sadece Yeni Sağ bölümünden mi sorumluyuz?
Hepsinden sorumluyuz. Yukarida yazdigim gibi. Yeni sag yaklasimi isledik son ders dedim sadece.
1. öğretimleri bilmem ama 2. öğretimlerde vizeden sonra yanılmıyorsam sadece 2 ders yapıldı, çok fazla yer işlenmedi
ahmet hoca da öğrencinin yanında, öğrenciye yardımcı bir tutum içinde olduğunu da düşünürsek vize kadar zor bir sınav olacağını düşünmüyorum
vize sonrası kalan 2 makale var sanırım onlara bakarsak iyi notlar alabileceğimiz bir sınav olacak
umarım:)))) kolay gelsin
güzel hoş olmuş yorumlar...
geçen seneki final sorularına bir göz attım..siz de bi göz atın
1.ögretim
1.latin havzasındaki ülkelerinde refah devleti uygulamaları ve türkiye ile
karşılaştırılması tarzı bi soru vardı
2. soru yeni sağ devlet kuramının tanımı ve türkiyedeki uygulamaları ,
türkiyedeki ekonomi politikalarına etkisi ile ilgiliydi..
2. öğretim soruları
1)gosta esping-andersen sınıflandırmasına göre liberal devleti açıklayın?
2) yeni sağ devlet yaklaşımını açıklayın ve türkiyede uygulunan politikalarını yorumlayın?
sanırım 2. soru 1. ve 2. öğretim için ortak soru olmuş
Geçen seneki forumdan alıntıdır.
Arkadaşlar Yeni Sağ Devlet Yaklaşımını açıklayalım burda..Banko soru gibi..Ahmet Hocamız buraya bakıp 'aha lan sorumu yakaladılar' diyecek bir adam değildir heralde...
evet bence geçen seneki soruların cevaplarını burda tartışalım..yani şahsen ben latin ülkelerin türkiyeyle karşılaştırılmasına filan rastlamadım notlarda bi de gosta epsing bilmemn ne ye
Gecen yil hoca bir kitap daha vermis o yuzden o sorular var yoksa notlarda oyle bir konu yok. O bakimdan biz sorumlu degiliz.
niye kimseden ses seda yok:(
çok ağır yav..ne güzel ilk dönem özet bile çıkarabilmiştim o zaman da ağırdı gerçi ama okunuyordu en azından...şimdi 4-5 satır okunmuyor bile...
ağırlığından ziyade derli toplu değil bi söylediğini başka yerde yeniden tekrarlıyor ve ben hocanın bizden nasıl bir düşünce istediğini henüz çok da çözmüş değilim..
YENİ SAĞ
yeni sağ, 2.dünya savaşı sonrasında kurulan 'refah devleti' anlayışına olan güvenin 1970li yıllardaki ekonomik krizler sonucunda iflas etmesiyle ortaya çıkmıştır.
kabaca ifade edersek; yeni sağ, hem neoliberalizmin hem de neomuhafazakarlığın zararlı kısımlarından ortak bir ideoloji yaratmıştır. şöyle ki, neoliberalizmin iki çıktısı vardır, birisi birey özgürlükleri öteki ekonomik eşitsizlikler. çoğumuz da zaten birey özgürlükleri adına bu ekonomik çıktıyı görmezden gelmiyor muyuz?
aynı şekilde neomuhazakarlık, milliyetçilikle eklemlenen bir ideolojidir. şahsen milliyetçiliğe çok sıcak bakmasam da ulus devlet fikrinin pratikte sağladığı kimi artılar da inkar edilezmez(kanımca millet fikrinden daha tehlikeli olan din fikrini dengeleyen bir unsur oluşuyla)
dolayısıyla yeni sağ, hem güçlü ve baskın devleti hem de serbest piyasayı benimseyerek kulağa ilginç gelse de liberal-faşist bir bakış kazanmaktadır. liberal-faşist gibi bir kavram kullanılmasa da en sağlam ifadeyi böyle görebilmekteyiz.
işte 1980 sonrası dünyaya hakim olan thatcherizm ve reaganizm bu şekilde özetlenebilir. iligli bakınız (bkz: turgut özal)
amerika'da baba bush ve george w bush ile hakim hale gelen günümüz amerikan siyaseti de yeni sag'ın bir devamıdır. hem milliyetçi-muhafazakar olup, devleti güçlü tutup hem de serbest piyasa ile zenginleşmek budur.
bunu internette ekşisözlük tarzında bir siteden buldum...
anlamadığım birşey var.Notlarda Yeni Sağ'ı okurken hiç muhafazakar bir durumdan bahsedilmiyor.Yani tamamen neo-liberalizm özelliklerinden bahsetmiş...Acaba yeni sağ=neo-liberalizm midir?konuyu anlayan birileri cvp versin lütfen..
notta yeni sağ için geniş bir şekilde tanımlandığında neoliberalizmi, kamusal tercihler ekolünü, anarko-kapitalistleri, chicago ekolünü(dolayısıyla yeni klasik makro iktisadı) ve avusturya ekolünü içermektedir yazıyor.yani yeni sağ perspektif sadece neoliberalizm değil bunların hepsinin bir uzantısı.
2.öğretimin son dersinde ahmet hocanın dediğine göre izettin önderin makalesinden 1soru ve ahmet yılmaz hocamızın makalesinden de 1soru gelecekmiş.
yeni sağ yaklaşımının tanımı ve türkiyedeki uygulamaları etkiyi tartışsak nasıl olur banko gelicek gibi sanki, izzettin önder'in makalesinden de mali rant mali sömürü soru olabilir diye düşündüm..
yeni sağ bankonun bankosu gibi duruyor..hatta ortak soru olacak kanımca....ben bu gece yeni sağ ile ilgili özet çıkarıp buraya koyacam..izzettin önderi de sana mı versek?:)
ben yeni sağ ile iligili bişiler yazmaya çalışıyorum ama izzettin öndere ancak ayrın bakabilirim hiç çalışmaya istekli dğeilim bu akşam:))
Bence izzettin önderden vergilerle ilgili de soru gelebilir(sayfa 80-85) Çala,yeni sağ yaklasımının temeli Klasik Libralizme çok benzemesi hatta onun devamı deniyor.yani devletin gerekmedikçe müdahele etmemesi.Türkiye ile ilgili bir "güçlü devlet geleneği yaklaşımının perspektifinden türkiyede devlet bunalım ve sınıflar" bölümü var. fakat yeni sag, devlet yaklasımlı değil.
bizim aradığımız sonrakı konu olan "devlet merkezlı değil sınıf merkezlı bir perspektiften türkiye.." öyle değil mi?
henuz yenı sag hariç okumadım o yuzden emın olamadım.
evet zaten vergiler dolayısıyla mali sömürü ve mali rant ortaya çıkıyor tarzında bişiler anladım ben kafama göre:))hocanın makalesinde demek istediği biz türkiyedeki bunalımı; devlet merkezli değil, toplumla karşılıklı belirlenim içerisinde olan devlet ve toplumsal sınıf merkezli analizle daha sağlıklı anlayabiliriz demek istiyor sanırım anafikir bu:)
:) gerçekten birbirimize çok yardım ediyoruz.hadi artık uyuyalım:)
evet yazdığım saçmasapan devrik cümlelerden de anlaşılıyor ki uyuma vaktim gelmiş :P
YENİ SAĞ DEVLET KURAMI
Dünya kapitalizminin yeni bir uzun gerileme sürecine girdiği 1970 sonrası süreçte ortaya çıkmıştır.Birçok bakımdan klasik liberalizmin devamı niteliğindedir.Özellikle 1980’li yıllarda İngiltere’de Thatcher ve Amerika’da Reegan yönetimleri etkili olmuştur.
Bu yaklaşıma göre;devlet sadece “piyasa düzeni”nin gerçekleşmesini güvence altına almakla görevlidir.Dış tehditlere karşı ortak güvenliği sağlamak,hukukun üstünlüğünü korumak,piyasanın etkinlikle dağıtamadığı çok az sayıdaki malı tedarik etmek ve yoksulluğun telafisini gerçekleştirmektir devletin görevi.
Yeni sağ yaklaşıma göre özellikle ekonomide ortaya çıkabilecek sorunlar piyasanın doğasından ve işleyişinden kaynaklanmamaktadır.Bu sorunlar devletten,politikacı ve bürokratların davranışlarından,uygulanan politikaların yanlışlığından veya doğru politikaların yanlış uygulanmasından kaynaklanır.Bu yaklaşıma göre devlet müdaheleleri ekonomik ve sosyal açıdan en yararlı sonuçları doğuracak olan özgür toplumun kurulmasını engellemektedir.
DEVLET MERKEZLİ YAKLAŞIM
Devlet sivil toplum analizlerinde başlangıç noktası devletin kendisi,yapısı ve faaliyetleri olmalıdır.
Bu yaklaşmda 3 isim(m.Heper,A.Insel,A.Buğra) çok önemlidir.Bu yorumcuların ortak özelliği;Türkiye’de toplumsal değişimin dinamikleri,devlet-toplum ve ekonomi ilişkileri,devlet ,toplum ve ekonominin bunalımının kökenleri,devlet-sınıflar(çıkar grupları) ilişkilerinin niteliği,ekonomi politikalarının belirlenmesi süreçlerinde sınıfların rolü gibi politik iktisat açısından kritik önemdeki konularda, temel özellikleri devlet merkezli ekolün yaklaşımını kullanıyor olmalarıdır.
Heper:
-Türkiye’de devlet çıkar grubu ilişkilerini anlamak için Türkiye’de devletin geçmişte oluşmuş ve bugün de süren “devlet olma”halini iyi anlamak gerekir.
-Devlet hem Osmanlı hem de Cumhuriyet döneminde kendini sivil toplum ve sosyal grupların üzerine yerleştiriyordu.
-Devlet iş dünyasını kolaylıkla kontrol edip yönlendirebilmiştir.
-Osmanlı ve Cumhuriyet dönemleri boyunca belirleyici olan güçlü devlet geleneği ve devlet gücünü elinde bulunduran elit asker,sivil bürokrasi, Türkiye’de demokrasinin ve sivil toplumun gelişiminin önemli engellerinden biridir.
-Monist bir devlet-çıkar grubu ilişkisi vardır.
Buğra:
-Devletin özerkliğini kullanarak keyfi hareketi ve iş dünyası ile girdiği tutarlı olmayan ilişkiler Türkiye’de bir sanayici mantalitesinin gelişmesini engellerken günü kurtarma ve rant kollama zihniyetinin hakim olmasına yol açan bir politik ortam gelişmiştir.Devlet bu tutumu ile iş dünyasını ekonomik istikrarın tesisi ve kalkınma amaçlarına yönelik olarak başarılı bir şekilde yönlendirememiştir.
-Devletin özerkliğinin oluşumunda Osmanlıdan devralınan mirasın yanında Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki ekonomik,siyasi ve uluslararası konjonkturun önemli etkileri olmuştur.
Toparlarsak;
*Kuruluş yıllarında Türkiye’de devletin özerkliğini sınırlandıracak güçlü sosyal aktörler mevcut değildi.Kuruluş yıllarından itibaren iş dünyasına ve sosyal gruplara karşı önemli bir özerkliğe sahip olan Türkiye Cumhuriyeti devleti, hem tutarlı ve uzun vadeli bir sanayileşme stratejisine sahip olmadığı için hem de iktisat politikası süreçlerinde süreklilik ve tutarlılıktan uzak olduğu için zayıf bir devlet kapasitesine sahip olmuştur.Bu zayıf devlet kapasitesi de yol açtığı belirsizlik ve istikrarsızlık ile işadamlarında sanayi mantalitesinin gelişimini engelleyerek rant sağlama faaliyetlerinin gelişmesine katkı sağlamıştır.
*Burda en önemli nokta;hükümetlerin keyfi uygulamaları,ekonomi politikalarının belirlenme sürecinde belirsizliğe yol açıyor bu da rant kollayıcı bir işadamı profilinin ortaya çıkmasına sebep oluyor.
-1950 ve 1980 lerdeki liberal politika uygulama süreçlerinde de “Türk liberalizminin paradoksu “olarak nitelenebilecek bir olgu ortaya çıkmıştır.Buğra Türk liberalizminin çelişkisini “piyasa ve özel sektör yanlısı bir hükümetin,olağan üstü karışık mekanizmalarıyla piyasayı daraltması ve bu müdaheleci politikalarda her gün yeni bir değişikliğe giderek iş dünyasını çok zor durumlarda bırakması” süreci olarak tanımlar.En büyük örnek 1980 lerde ANAP iktidarında görülen politika sürecidir.
Insel:
-Bugünkü bunalımın temel nedeni devlet geleneğidir:yüzyıldan beri Türkiye toplumunu yukarıdan kontrolle çağdaşlaştırma ve batılılaştırmaya çalışan devlet ve devlet geleneğidir.Oysa devletin bu çabalarının arkasındaki asıl amaç;batılılaşma ve çağdaşlaşmadan ziyade kendi bekasını sağlamak ve devletin toplum üzerindeki egemenliğinin korunması ve güçlenmesidir.
-Demokratikleşemesinin de nedeni yine devlet geleneğidir.
-Devlet,devlet elitleri ve seçkinci-devletçi aydınlar toplumu,ekonomiyi,ulusu ve kültürü kendi himayelerinde geliştirmek istemişlerdir.
-Demokrasinin gelişememesi,rant ekonomisinin ortaya çıkışı,resmi kültüre karşı bir kültürün doğuşu,Kürt sorunu ve tarikatların varlığını sürdürmesinin ardında devletin himayeci tavrı vardır.
-Devlet iktisat alanına müdahelelerini de kendi merkezi konumunu korumak kaygısı ile yapmıştır.
*Heper,Buğra,Insel Ortak Fikirleri*
-Türkiye toplumunun bugünkü sorunlarının arkasında devlet geleneği ve merkezi özerk devletin davranışıdır.
-Türkiye’nin çağdaşlaşma ve demokratikleşme macerasındaki başarısızlıkların,sivil toplumun gelişememesinin,ekonomik sorunlar ve rant ekonomisinin yükselişinin,uluslararası rekabet gücü yeterince gelişmemiş bir sanayi yapısının oluşmasının nedeni himayetçi,idari merkeziyetçi devlet geleneğidir.
-Temel önermeleri ise şöyledir;Türkiye’nin sorunlarını aşabilmesi için “katı devlet geleneğinin aşılması”,sivil toplumun güçlenmesi,çıkar gruplarının siyasete damgasını vurabilmesi ve devlet ve hükümetlerden kaynaklanan tutarsız ve irrasyonel politikaların terk edilmesi gereğidir.
Hocamıza göre;Devlet merkezli glenek içinde düşünen yorumcular analizlerinde toplumsal sınıf ilişkisi ve çelişkilerinin devlet ve bunalım üzerine etkilerini dikkate almamaktadırlar.Halbuki devlet ve toplumun bunalımının kökenleri toplumsal bir sınıf ilişkilerinde,sınıf stratejilerinde ve burjuva egemenliği ve ideolojisinin çelişkilerinde saklıdır.
Word dosyasını burdan indirebilirsiniz.
Devlet Merkezli Değil Sınıf Merkezli Bir Pespektifin Türkiye’de Bunalımı,Sınıflar ve Devlet
-Türkiye’de bunalım nedeni ve devlet biçiminin analizi açısından yeni sağ ve devlet
merkezli yaklaşımlar tatmin edici bir teorik çerçeve sağlamamaktadır.
-12 Eylül 1980 darbesi ve sonrasında oluşan toplumsal ekonomik ve siyasal
konjonktürün tatmin edici analizi,Neo-Liberalizm ve onun gerekleri ile ilişkili
olarak yapılabilir.
-Merkez kapitalizminin bunalımının nedeninin var olan devlet biçimi olduğunu düşünen
neo-liberal vizyonu krizden çıkış reçetesi olarak :refah devleti politikaları ve Keynesci
politikaların terk edilmesi,sosyal harcamaların kısılması,vergi oranlarının düşürülmesi,
devletin küçültülmesi, özelleştirilme ve deregülasyon politikalarının gerekliliğini hatta kaçınılmazlığını öngörüyordu.
-Türkiye’de Neo Liberalizm askeri yönetimin gölgesinde Turgut Özal öncülüğünde gündeme gelmiştir ve Türkiye’de 1980’den bugüne toplumsal ekonomik dönüşümü belirleyen önemli dinamiklerden biri olmuştur.
-1980 sonrası birikim biçimi ile devlet biçimi arasındaki ilişkiler ele alındığında devlet biçiminde meydana gelen değişimlerin arkasında toplumsal sınıf ilişki ve çelişkilerinin, egemen ideoloji ve politikaların çelişkilerin yattığı gözler önüne serilmektedir.Devlet biçiminde meydana gelen dönüşümler burjuva egemenliğinin çelişkilerinin, burjuvazinin yakın dönemdeki ideolojisi neo-liberalizmin çelişkilerinin siyasi evredeki uzantılarıdır.
-Türkiye kapitalizminin 1970’lerin sonundaki tıkanıklığın aşılması için yürütülen operasyonun ve takip eden süreçte anti demokratik devlet biçiminin evriminin ilk tarihsel uğrağı 1980 darbesidir.
-1982 anayasasının antidemokratik hükümleri çerçevesinde siyasal ve ekonomik alanda demokratikleşme gerçekleşmediği gibi siyasal,sosyal,ekonomik ve hukuki alanlarda devlet ve hükümetlerin baskıcı ve antidemokratik uygulamalarına tanıklık edilmiştir.
-Gergin siyasal ortamın sorumlusu olarak kabul edilen belirli toplumsal kesim ve kurumlara karşı ciddi baskı ve sınırlamalar gündeme gelmişti.Örneğin bu süreçte bir yandan bazı sendikalar kapatılmış ve çalışanlara ekonomik ve sosyal haklarında önemli sınırlamalara gidilmiş bir yandan da hem üniversitelere hem de özellikle sol siyasal hareket içindeki kesimlere yönelik önemli baskı ve müdahaleler gerçekleştirilmişti.
-Antidemokratik devlet biçimi süreci, devletin baskı aygıtlarının(asker,polis vb.) rejim üzerindeki etkisinin artışına tanıklık etmiştir.Uzun bir dönem boyunca özellikle askeri bürokrasinin siyasette çok önemli bir rolü olmuştur.
-Çeşitli kesimlerden yükselen muhalefet,değişim ve demokratikleşme talepleri, karşılarında demokratikleşme yönünde değil tam aksi istikametteki refleksleri bulmuşlardır.Bu tarihsel dönem bir yandan radikal muhalif Kürt hareketinin baskılanması çabalarıyla bir iç savaşa, islami eğilimlerin baskılanmasını hedefleyen bir örtülü darbeye tanıklık etmiştir.Bunlara ek olarak 1980 sonrasının ekonomik konjonktüründe sıklıkla yaşanan ekonomik bulanımların faturalarını ödeyen geniş toplum kesimlerinin(işçiler,memurlar,küçük esnaf…vb.)tepkileri askeri ve polisiye güç kullanımı ile yüz yüze kalmıştır.
-Türkiye’de antidemokratik devlet biçiminin gelişim nedenleri:1970’lerin sonundaki bunalımı aşmak için burjuvazinin ideolojik ve politik tercihlerine gore yapılan uygulamalarda ve bu bağlamda krizin aşılmasının tek yolu olarak sunulan yani sağ ideoloji ve politikalar ile bu politik uygulamalar neticesinde yaşanan sermaye birikim biçiminin çelişkilerinde aranmalıdır.
-1980’den bugüne Neo-Liberalizm altında sık sık derin ekonomik bunalımlar ve kronik ekonomik istikrarsızlıklar yaşayan ve dolayısıyla geniş kitlelerin reel ücretleri ile hayat standartlarını iyileştiremeyen,baskıcı ve antidemokratik bir devlet biçimi ile siyasal çerçeveye sahip olan Türkiye’nin hedefine varmasında önemli gecikmeler yaşayacağını görmek gerekir.
-Türkiye toplumu ve ekonomisi devleti küçültüp,piyasayı ve serbestleşmeyi hakim kıldığı, özelleştirmeler yaptığı,dışa açıldığı,Avrupa Birliği ile gümrük birliğini gerçekleştirerek bugün artık tam üyelik için müzakerelere başladığı ve finansal liberalleşmeyi gerçekleştirdiği bu tarihsel dönem sonunda ne yazık ki toplumsal ve ekonomik açıdan arzu ettiği noktaya ulaşamamıştır.
-1950-80 dönemi bile 1980 sonrası dönemin performansını geride bırakmıştır.
-Açıkça görülüyor ki sağ ideolojinin ve politikaların egemen konumu değişmedikçe Türkiye’de devlet biçiminin demokratikleşmesi beklenemez.
-1980 sonrası süreçte uygulanan yeni sağ politikalar iç ve dış sermayenin belirli kesimleri dışında neredeyse hiçbir toplum kesiminin çıkarına hizmet etmemiştir.
-Neo-liberal politik ideolojinin rehberliğinde uygulanan maliye ve para politikaları ile devlet bütçesinin iç ve dış sermayeye kaynak aktaran bir transfer bütçesine dönüştürüldüğü görülür.Bu politikaların kaçınılmaz sonucu bölüşüm eşitsizliklerinin artışı ve halkın yoksullaşması olmuştur.
-Yeni sağ dönüşüm sürecinde sonuçta devletin vatandaşlar nezdindeki itibarının zayıflamasının önemli nedenlerinden biri olan devletin sergilediği tutarsızlık irrasyonalite ve etkinsizlik de ancak toplumsal sınıf ilişkisi ve çelişkilerin gerilimleri ile ilişkili olarak anlaşılabilir.
Not:Arkadaşlar kesinlikle sayfa 65 de SONUÇ kısmını okuyun,anlayın…O bölümün özetini çıkarmadım çünkü başlı başına bir özet zaten,tüm bu özetlerin bir sonucu gibi..Hocamızın görüşleri de mevcuttur..
Ayırca isterseniz burdan word dosyası şeklinde download edebilirsiniz.
yukardaki özetler sayfa 50-68 arasıdır..Banko soru dediğimiz yeni sağ yaklaşımını bulabilirsiniz...
68 sonrasını da başka arkadaştan bekliyoruz artık..Mesela Çala olabilir:)
çok teşekkürler özet için gönderme için de:P henüz başlamadım ama mutlaka başlayınca yazıcam :)
Türkiye'nin siyasal ve ekonomik bunalımının arkasında özerk ve güçlü merkezi devlet geleneği değil, Türkiye kapitalizminin yaşadığı birikim bunlaımının ve bu bunalımı aşmak için burjuvazinin mücadelesi ve tercihlerine bağlı olarak hakim olan neoliberal politikaların yol açtığı birikim biçimi çelişkileri yatıyor. Bu içsel gerilimler nedeniyle geniş halk kitlelerinin ekonomik ve sosyal demokratikleşme talepleri yerine getirilemiyor ve muhalefet sonucunda zor aygıtları kullanılarak anti demokrartik bir ortam oluşuyor. Türkiye bunu aşabilmek için neoliberal reçetenin alternatifsizliğini bir kenara koymalıdır.
Yeni sag devlet kurami`ndan sonra devlet merkezli yaklasimda anlatilan Skocpol onemli. Devletin ozerk oldugunu, kapitalizmden once de var oldugunu, sinif iliskilerine indirgenemeyecegini, Marksistlerin sinif merkezli yaklasimin yanlis oldugunu vs anlatiyor.
1.ögretim sorularını alabilirmiyiz?
1. öğretimden kimse yok mu?
lütfen biri soruları yazsınnnn:(((
Skocpol'ün devlet yaklaşımı ve türkiyede bunalımın devlet merkezli yaklşımı hakkında bilgii istedi ahmet hoca. Tam olarak hatırtlamıyorum ama bu civarda birşeylerdi kelimeler tam tutmamış olabilir
deli derviş soru için çok teşekkürler.Peki izzettin önderin makalelerinden yokmuydu?
bu sorulardan bırı mı???
bıde tesekkurler:)
İzzetin Önderden soru gelmedi fakat biraz zorlarsanız ilintileyebilirsiniz :) Ayrıca bu sorulardan biri mi değil ikisi birden hoca iki soru sordu hepinize kolay gelsin arkadaşlar..
sağolasın :) herkese başarılar
1-Yeni sağ devlet anlayışı ana hatlarıyla açıklayınız.(defalarca bankonun bankosu soru dedim yukarlarda)
2-Devlet merkezli anlayışı ana hatlarıyla açıklayınız.
Sınav çok kolaydı bence..Tam da özetlediğim yerlerden çıkmış:)Özetin ilk sayfasını iyi okuyup anlamış biri 100 alır sanırım:)
Öbür sınavlarda başarılar...
devamını bekliyoruz wii :)))
büte kalan varmı acaba?pazartesi sınaw?aynı soruları sorarmı:) yada 1.öğretimin finalini 2.öğretimlerin bütüne sorma ihtimali varmı:)
[quote=pepe]büte kalan varmı acaba?pazartesi sınaw?aynı soruları sorarmı:) yada 1.öğretimin finalini 2.öğretimlerin bütüne sorma ihtimali varmı:)[/quote]
ben bu dersi daha önce almıştım ve bütte geçtim. aynı soruları sormuyo yada birinci öğretimi ikinci öğretime sorma durumu yok 2 kez aldım dersi öyle bişey görmedim..
sadece finale çok yakın soruyor..
yorumlarda yazılan özetleri ve ek olarak stockpol'ü iyi bilirseniz ve hakkaten özetleri anlayarak,isteyerek okursanız çok rahat geçersiniz gibime geliyor.
büt tarihlerini bilen varmı acaba.finallerle paralel ve ayı saatlerde mi_?
1.latin havzasındaki ülkelerinde refah devleti uygulamaları ve türkiye ile
karşılaştırılması
2)gosta esping-andersen sınıflandırmasına göre liberal devleti açıklayın?
Arkadaşlar yukarıdaki soruları cevaplayacak kimse var mı?
evet ya hakaten cevaplıyabılecek arkadas yok mu ya bakın sınava ıkı gun kaldı surda hatta bıgun yanı nolur yardımcı olalım bırbırımıze
bu konular işlenmedi notlarda da yok bu sorular sorulmaz.özellikle hocanın kendi makalesini okuyun tavsiyem budur.hatta yukarda şahane bir özeti de mevcut.
LEİBFRİED’IN SINIFLANDIRMASINDA YER ALAN REFAH DEVLETİ MODELLERİ
1- İskandinav Refah Devletleri: (Modern Refah Devleti)Tam istihdam vaadinin bulunması ve sosyal hakları üst düzeyde gerçekleştirmesi belirgin özellikleridir. Güçlü müdahaleci refah devletidir. Devletin bir taraftan emeği istihdam ederken diğer taraftan da emeğin iş gücü piyasasına girmesi ve işgücü piyasasından çıkmasının sübvansiyonlarla sağlanması söz konusudur.
2- Bismark Ülkeleri Modelleri : (Kurumsal Refah Devleti)3 temel özelliği vardır;
• Sosyal refahın ekonomik gelişme ve büyümeyi gerçekleştirmek suretiyle sağlanacağı, tam istihdamın ekonomik büyüme ile sağlanacağı kabulü. Çalışma hakkı yerine, çalışmayanlara sosyal güvenlik hakları.
• Alman refah sisteminin korporatist yapıda gelişmiş olması
• Sosyal hizmetler, yerinden yönetim birimlerince gerçekleştirilir.
3- Anglo Sakson Ülkeleri : (Kalıntı Refah Devleti)İnsanları işgücü piyasasına girmeye ve orda kalmaya zorlama stratejisi modelin temelidir. “Seçicilik” sosyal politikanın birinci prensibidir. Devlet en son telafi edici olduğu için en kötü durumlarda onlara gelir transferi yapma stratejisi hakimdir. Gelir transferi yapacak olanlar olanak testinden geçirilerek tespit edilir.
4- Latin Havzası Ülkeleri : (Tam Olgunlaşmamış Refah Dvleti)Türkiye sosyal politika rejimine dayanarak bu grupta yer alması gerekirken sosyal hizmetlere ayırdığı kaynak oranı nedeniyle bu grupta değildir. Emek piyasasına girmek ve kalmak bakımından Anglo Sakson Modeline benzer. Buna ilaveten emek piyasasının yapısı önemli ölçüde tarıma dayalıdır.Tam istihdam geleneği yoktur.
GOSTA ESPİNG- ANDERSEN’İN SINIFLANDIRMASINDA YER ALAN REFAH DEVLETİ MODELLERİ
1. Sosyal Demokrat Refah Devleti:
Sigorta sisteminden ziyade genel vergileme ile finanse edilen, eşitlikçi yeniden dağıtım ve yüksek standartta kamu hizmeti sunan modeldir. Sosyal ihtiyaçların en çok piyasa dışından sağlanabildiği modeldir. En yüksek standarttaki eşitliği kabul etmiştir. Tam istihdam güvencesine dayalı bir sistem kurulmuştur, sürdürülmesi de bunun gerçekleşmesine bağlıdır.
2. Muhafazakar Model (Korporatist Model):
Kilise tarafından şekillendirilmiştir. Refah hizmetlerinde, devlet, piyasanın önemli ölçüde yerini almıştır. Devlet ve aileye ağırlık verilir. Organik ve hiyerarşik yapıyı koruyan aile kilise ve mesleğe dayalı bir refah anlayışını destekleyen ve gerektiğinde onları tamamlayan ama onların yerini almayan refah devletidir.
3. Liberal Devlet Modeli:
Piyasa mantığı hakimdir. Devlet piyasaca sunulan sigortaları teşvik eder. Muhtaç olduğu tespit edilenlere yardım yapılır. Ya herkese düşük bir asgari gelir güvencesi vererek yada aktif olarak özel refah programlarına destek vererek yapar. Sonuç olarak iki tabakaya veya sınıfa ayrılan bir toplum yapısı ortaya çıkar. Fakirlikte eşitlik zenginlikte farklılık yaşanır.
biz bu konudan sorumlu değildik yanlışım mı var? hocanın eşinin kitabından değil mi bu konular yani geçen sene vardı bunlar bu sene işlenmedi die biliyorum...
Valla arkadaşlar ben derslere girmedim hocanın ne soyleyip ne soylemediğini bilmiyorum ama bu sorular hoca nın sorageldiği banko sorulardan.Ama hoca bu konulardan sormam dediyse iş başka!
büt açıklandı mı ki?
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
hoca yeni ders notu verdi mi acaba?