You are hereForum / Sınavlar / Dersler / İktisat Bölümü / 2007 - 2008 / 2. dönem / Finaller / Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
Sınav Tarihi / Saati :
1. Öğretim
04.06.2008 Çarşamba 14:00
2. Öğretim
04.06.2008 Çarşamba 15:00
Bütünleme Tarihi
18.06.2008 Çarşamba
Bütünleme saatleri final saatleriyle aynıdır
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi dersinin 2006 - 2007 II. Dönem Finalinde neler konuşuldu?
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi dersinin 2007 - 2008 II. Dönem Vizesinde neler konuşuldu?
Sınav hakkındaki sorularınızı bu başlık altında sorabilir, birbirinizle bu başlık altında yardımlaşabilirsiniz.
* Dikkat : Eğer 1. öğretim ile 2. öğretim arasında farklar varsa lütfen sorunuzu sorarken hangi öğretimden olduğunuzu belirtiniz.
Bugün hoca klasik soracağım dedi.3 soru olur dedi belki 4 de olabilirmiş.
İlk 2 soru bu konulardan olacakmış;
ilki hocanın okumalarından kitabın sonlarına dogru 11. haftadaki eric hobswan okumasından olacakmış.
diğeri 1960'larda planlama deneyimi (sanayi ile ilgili degilmiş oyle dedi) bi de küreselleşme ve terörizm konusundan o da 11.hafta konusu olması lazım.
Ayrıca özel isimlere ve tarihlere dikkat edin dedi.Nedeni okumaları okugumuzu göstermesi içinmiş.
3. soruda 8. 9. 10. ve 11. hafta okumalarından gelecekmiş.
pekı bu soruları ıceren okumaların kısa özetını cıkarabılecek ya da net uzerınden bır lınk verebılecek arkadas var mı acaba
arkadaşlar ben hala murat hocanın ne istediğini çözmüş değilim okumaları okudum vizede 3 sayfa yazı verdim ve yine 75 aldım üzeri not alan yok daha fazla not alabilmek için daha nasıl bi çaba bekliyo test olursa bi umut belki dedim şöyle üsten okuyup tarihleri not ederiz diye ama yine klasikse önceki 3 sınav gibi okumaktan başka bi çare göremiyorum ben musty , bu soruları içeren bi link bilen varsa buraya yazsında hepimiz faydalanalım...
bizim okulun kronik sorunlarından biri bu. bazı hocalar 50-80 arası dolanırken not verme mevzusunda. 80 den 100 e doğru gittikçe bi cimrileşme oluor nedense. o yüzden diploma ortalamaları da düşük oluor ^_^ he bazısı da tam hakkını verio bazen fazlasını verio işte onlar en bi güzel hocalardır.
11. haftadaki eric hobswan yazısını bulamadım ben ::// kısım kısım yerler var. mumkunse sayfasını soleyebılırmısınız ??
bide 160larda kı planlama deneyımıde muhtemelen ekonomı ıle alakalıdır dıye dusundum.
arkadaşlar bu verdiğinz syfalarda benim kitabımla hiç alakası yok acaba sölediğinz haftaların konu başlıklarınıda yazarmısınz.
eric hobsbawm 238 den başlıyor sonuna kadar 5 yıllık sanayi planı da 156 dan 169un sonuna kadar geliyor sanırım arkadaşlar eric hobsbawn dan nasıl soru sorabilir ben okudum ama pek ele avuca gelicek bişey bulamıyorum bide vize öncesi yok değil mi 8. haftadan başlıyor???
1960 sanayi ile ilgili değilmişse neymiş doğru düzgün anlatacak bi arkadaş varmı
ya çok karışık ve cok konu var,, oku oku bitmiyo...napcazz yaa :S:S
daha önceki yıllarda ne gibi sorular çıkmış bilgisi olan var mı?
8-9-10-11 bölümleri derste işlendimi arkadaşlar benin hatırladığım bu konular anlatılmadı hatam varsa düzeltin.yaklaşık çalışmamız gereken yer 250 sayfa civarı belki daha fazla biraz adil değil mi ben mi yanlış düşünüyorum.1960 lardaki planlama deneyimleri dediğimiz 5er yıllık kalkınma planları deilmi?nabıcaz anlamadım aklında fikir olan yardım etsin özettir,önemli oldugunu düşündüğü yerler fln bütün bu konuları anlamak için 2-3 kere bu 250 sayfayı okumamız lazım yoksa.hocamız keşke vizedeki gibi biraz daha açık olsaymış işimiz zor gibi
arkadaşlar bende kitap yok...final konularını yazarsanız sevinirim
bende 1960lardakı deneyımın üç beşer yıllık planlama oldugunu dusunuyorum. cunku calısırken baska alternatıf bulamadım. ve muhtemelende budur ://
kısaca bu planlamalarla ılgılı bılgı verıyım :
birincı bes yıllık plan, buyumenın sureklı gucu olarak kamu yatırımlarını ve devlet ısletmecılıgını goruyor,ithal ıkamecı sanayılesmeyi tum sektor polıtıkalarını yonlendıren acık bı stratejık tercıh olarak ortaya koyuyordu.
ıkıncı plan ve aynı yaklasımı surduren ucuncu plan ozel bırıkımı yaygın ve tesvık subvansıyonlarla on plana cıkarıyor;kamu kesımını esas olarak ozel kesımı destekleyıcı bır ıslevle sınırlıyor;sosyal hedeflerı gıderek arka plana kaydırıyordu.
----
ayrıyeten 1960lı yıllar dıs tıcaret rejımının; buyuk olcude sabıt bır dovız kuru,kambıyo kontrollerı ve kotalarla yurutuldugu bır zamn kesıtıdır.
---
birde döviz kurunun sabıt tutuldugu 1960lı yıllarda enflasyon oranı %5 dolaylarında dolaşıyomus.
tabı daha genıs bılgıler vermek gerekır sınavda ama burda anca bu kdar oluyor,, kıtabı olmayan arkadaslara az da olsa yardımcı olur umarım=))
belki işinize yarayan bilgiler vardır..
hocanın dersine hiçç girmedim iyi de yaptım uyutuyor derste:D derse girmemiş biri olarak fotokobide satılan notlara bakmam yeterli mi çünkü kitabıda almadım...
Kronikleşen dış açıkların finanse edilme biçimi ise döviz bağımlılığı koşullarının yaratılma sürecini hızlandırmada büyük rol oynamıştır. Bu yıllarda her yıl dış açık verilmeye başlanmasına rağmen ülkeye verilen dış yardımlar döviz kıtlığı koşullarının oluşmasını bir süre engellemiştir. Bu süreç ise ilerde döviz bağımlılığını giderek belirgin hale getirmiştir.
1954 yılından itibaren gerek dış ticarette gerek tarım sektöründe meydana gelen tıkanmalar sonucunda tarıma ve dış ticarete dayalı sanayileşme politikası terkedilerek, yerine sanayileşmeye öncelik veren korumacı, ithal ikamesine yönelik politikalar tercih edilmiştir. Türkiye bu dönemden itibaren iç pazara yönelik, tüketim malları üretimini ön plana çıkaran bir ithal ikameci sanayileşme sürecinde yol almaya başlamıştır .
İthal ikameci sanayileşmenin uygulandığı, dönemin ikinci yarısında da enflasyon oranı düşürülememiş, dış ticaret açıkları kapatılamamıştır. 1958 yılına doğru Avrupa İktisadi İşbirliği Teşkilatı dış yardımların gereken düzeyde sürdürülebilmesi için bir istikrar programının uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. Türkiye dış yardımların kesilmesini göze alamadığından 4 Ağustos 1958’de istikrar programını uygulamaya koymuştur.
Programla devalüasyon yapılmış, dış ticaret rejimi yeniden düzenlenmiş, para arzı kontrol altına alınmış, KİT ürünlerinin fiyatları yükseltilmiştir. Ancak bu yıllarda devalüasyon ve KİT fiyatlarının yükseltilmesi fiyatlar genel seviyesinin hızla yükselmesine yol açmış, fiyat artışları 1959 yılında da devam etmiştir.
Sonuç olarak 1958 istikrar programı da enflasyonu önlemede ve ödemeler dengesi açıklarını gidermede başarılı olamamış ve 1959 yılında ekonomide bir durgunluk baş göstermiştir.
2.2. Planlama ve İthal İkamesinde Birinci Aşama :1960-1970
1950-1960 yıllarını kapsayan on yıllık dönem boyunca muhalefetin de etkisiyle sürekli, iktidarın plansız uygulamalarının yarattığı olumsuz gelişmelerden söz edilmiş; bu durum kamuoyunda bir planlama özlemi doğurmuş ve Türkiye’de tüm sorunların planlama ile çözülebileceği kanısı uyanmıştır. 27 Mayıs 1960 tarihinde Silahlı Kuvvetler ülke yönetimine el koyduğunda ekonomi 1958 bunalımından çıkmıştır, ancak 1950’lerin sonunda yaşanan maliye ve dış ödemeler dengesizliklerinin yarattığı piyasa kıtlıkları iktisadi plan konusunu iyice gündeme oturtmuştur . Ekonomiyi planlara bağlamak, yatırımları planlarla yürütmek Demokrat Parti’nin siyasi anlayışına ters düşmesine rağmen ABD ve dış yardım kuruluşlarının çevre ülkelerin içe dönük sanayileşme modelinin işleyebilmesi için planlamanın gerekli olduğu yönündeki telkinleri, dış yardımların tehlikeye düşmesi olasılığı karşısında Türkiye’yi dönemin siyasi iktidarı tarafından bir Koordinasyon Bakanlığı’nın kurulmasına kadar götürmüştür . Bu açıdan bakıldığında planlı bir ekonomiyi dış borç veren çevreler de istemektedir. Verilen borçların geri alınması açısından, dış borçlanma ve yabancı sermaye girişi, ekonominin belirli programlara göre düzenlendiği güvenilir ve açık bir ortamı gerektirmektedir. Nitekim daha sonra Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın hazırlanmasında katkıda bulunacak olan Tinbergen incelemeler yapmak üzere Türkiye’ye gelmiş ve bir iktisadi danışma kurulu kurulmuştur .Söz konusu gelişmeler 1960 sonrası planlamanın çekirdeğini oluşturmuştur.
1960’lar planlama çerçevesinde ithal ikameci sanayileşme stratejisinin temel hedefleri doğrultusunda başarılı sayılacak uygulamaların yaşandığı yıllar olmuştur. İthal ikameci sanayileşme politikası her ne kadar yoğun devlet müdahalesini zorunlu olarak içinde barındırsa da bu noktada müdahaleler daha çok özel kesimin sermaye birikim koşullarının sağlanmasına yönelik olmuştur.
Milli Birlik Hükümeti’nin desteğini alan ve bir süper bakanlık hüviyetine bürünen DPT’nin vasıtasıyla bu dönem içerisinde KİT’lerin Merkez Bankası tarafından para basılarak finanse edilmesine son verilmiş, yine KİT’lerin birbirlerine olan borçları temizlenerek kamu kuruluşlarının Merkez Bankası’na olan net borçları Hazine’ye devredilmiştir .
1960’lı yılların sonuna doğru KİT’lerin Merkez Bankası’ndan borç alma yolu kapanmış olmasına rağmen, hükümetin para basarak gelirlerinin üstünde harcama yapması ve popülist amaçlarla sübvansiyon dağıtma geleneğini devam ettirmesi, ayrıca dış borçlar konusunda yaşanan olumsuzluklar 1950’lerin sonunda yaşanan sürecin tekrar karşımıza çıkmasına neden olmuştur .
2.3. İthal İkamesinde ikinci Aşama: 1970-1980
Türkiye ekonomisi 1960’lı yılların sonuna kadar tarım, hizmetler, sanayi ve diğer sektörlerde önemli gelişmeler kaydetmiştir. Fakat, bu gelişmelerin büyük bir bölümü dış borçlardan karşılanmıştır. Böyle bir gelişme stratejisinin ekonomiyi eninde sonunda büyük bir darboğaza sürükleyebileceği kolayca tahmin edilebilir. 1970 yılında söz konusu darboğazı aşabilmek, iç kaynakların etkin kullanımını sağlamak ve yeni kaynaklar yaratmak amacıyla, dönemin hükümeti, bir yandan Finansman Kanunu ile yeni vergi düzenlemelerine giderken, bir yandan da ihracatın sürekli olarak plan ve programlarda gösterilen hedeflerin altında kalması nedeniyle %66,6 oranında devalüasyon yaparak Türk Lirası’nın değerini düşürmüştür.
Devalüasyondan sonra hızlanan ihracat ve işçi dövizi girişi nedeniyle döviz rezervleri artmış, fakat daha sonraki yıllarda özellikle petrol fiyatlarındaki yükselme sonucu artan döviz gereksinimleri ve ihracatın gerilemesi nedeniyle rezervler kısa sürede erimiş ithalatı karşılamak için aşırı bir şekilde borçlanmaya gidilmiştir.
Borçlanmanın kolayca yürütülebilmesi için dış ticaret ve kambiyo rejimlerinde yeni ayarlamalara gidilmiş, dış kaynak bulabilmek için daha önce kullanılmış olan yöntemler tekrar güncelleştirilmeye çalışılmıştır(Türkiye’de DÇM gibi).
Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren, Türkiye uzun bir süre ithal ikame sanayileşme politikası izlemiştir. 1954 yılı ve sonrasındaki döviz bunalımı yıllarında, ithal ikamesi sermaye birikiminin en önemli kaynağı olmuştur. 1960 sonrasında ise, ithal ikamesi, planlar ve diğer yasal ve kurumsal düzenlemelerle resmileşmiştir. Türkiye ekonomisi, ithal ikamesinin birinci aşaması sayılan ve birinci plan dönemini kapsayan 1963-1967 döneminden sonra, 1970’li yıllardan itibaren ithal ikamesinin ikinci aşaması olan ara ve sermaye malları ikamesi aşamasına geçmiştir. Dönem boyunca petrol krizinin yarattığı olumsuz gelişmelere rağmen stratejide herhangi bir değişiklik olmamıştır . Ancak, dönemin sonunda ithal ikamesinin büyümeye olan katkısının negatif olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca, ekonominin ithalata olan bağımlılığı da artmıştır.
Türkiye’de, ithal ikamesi kapsamında yürütülen korumacı ve popülist politikalar, ülkeyi üretmeden tüketir hale getirmiş ve bu tüketim yapısı ısrarla sürdürülmeye çalışılmıştır. Bu şekildeki bir yapılanma nedeniyle, özel kesim daha karlı bulduğu iç pazara yönelmiş, ithalata bağımlılık giderek artmış ve ithal ikamesinden beklenen dışarıyla rekabet edebilecek ve ihracata yönelebilecek bir sanayi yapısı kurulamamıştır. Dönem içerisinde, işçi dövizleri, DÇM ve kolay bulunabilen kısa vadeli dış borçlar, söz konusu yapıyı 1979’a kadar taşımıştır . Ancak bu yıllarda, yeni petrol zamları, vadesi gelen dış borçlar ve siyasal istikrarsızlıklar ülkeyi tam bir çıkmaza sokmuştur.
..
Allah senden razı olsun esperanto !!!!
hepımızden...
esperanto bısı sorucam bu alıntı kıtaptan mı kıtaptansa sayfa kaç?
kıtaptan deıl..
ya GENÇ-SEN not ozetlerını hazırladıysa sitede paylasabılır mı?
arkadaşlar sınavda hangi haftalar dan sorumluyuz ayrıca hangi konular cıkar bilgi verirseniz sevinirim
8-9-10-11. haftalardan sorumluyuz hangi konular çıkar belli olmaz da 80 ve sonrası,soğuk savaş,terörzm,ayrıca 60lı yıllar önemli
çok zor ama ya bisürü konu var ve hepsi birbirnden uzun ve karışık napıcaz böyle:( inş. zor sormaz hocamız..
slm arkadaslar tarih konusunda bu kadar kasmak yanlis die dusunuorum...ilk donemdede gorduk hoca finalde sorduklarını butte sordu ve cok ii niyetli dıe dusunuorum.büte giren herkesi gecirdi tabi ögrencı zorla benı bırak cabalarına girmemisse...özgünün yanındaki kirtasıyede 1 ytl karsılıgında ozet tarzı notlar var onu ordan alabılırsıniz..(satan kırtasıye ıle ılgılı herhangi bir isbirligim yok:D)
inşallah kolay olur hepimiz geçeriz şimdeden herkese başarılar
__________________________________
Carsı Yüreğimizde
arkadaşlar bende kitap yok notta alamadım...önemli dediğiniz konuları yazarsanız internetten bi araştırma yapıyım hepimiz için faydalı olur..arkadaşlar yardımlarınızı bekliyorum(uz)
önemli konular önceki mesajlardaki gibi 1960larda planlama deneyimi ve küreselleşme ve terörizm.
20.yyda savaşlar vb. nedeniyle meydana gelen ölümlerin sayısı 187 milyondur.1914ten itibaren başlayan 20.yy neredeyse kesintisiz bir savaş yüzyılı olmuştur.20.yya dünya savaşları damgasını vurmuştur.1914-1945 dönemi tek bir otuz yıl savaşı dönemi sayılabilir.bunun hemen arkasından 40 yıllık bir soğuk savaş dönemi gelmiştir.1990lı yıllar avrupa,afrika,batı ve orta asya da savaşlarla geçmiştir.bu yüzyıl kronolojik açıdan 3 döneme ayrılır. 1. dönem;odağı almanya olan dünya savaşı çağı (1914-1945), 2.dönem;iki süper gücün kapıştığı çağdır (1945-1989), 3.dönem; klasik uluslararası güç sisteminin sona erişinden sonraki çağ. coğrafik açıdan bakıldığında; askeri harekatlar son derece etkisiz olmuştur.tek bir istisna (1932-35 paraguay-bolivya savaşı) dikkate alnımazsa 20.yyda batı yarımküresinde iç savaşlardan ayrı olarak devletler arası savşlar olmamıştır.düşman askeri harekatları da bu bölgelere pek dokunmamıştır.11 eylül 2001 de dünya ticaret merkezinin ve pentagonun bombalanmasının yol açtığı şokun sebebi budur. 1945den sonra devletler arası savaşlar avrupa da görülmemiştir. 3.dönemde savaş güney avrupaya geri dönmesine rağmen, kıtanın diğer bölgelerine sıçrama ihtimali hemen hemen hiç yoktur. 2.dönem de devletlerarası savaşlar orta doğuda ve güney asya da yaygın bir şekilde devam etmiştir. doğu ve güneydoğu asya da dünya çapında bir kapışmadan kaynaklanan önemli savaşlar patlak vermiştir.1 dönemde savaştan görece etkilenmeden kurtulan alt-sahra afrikası gibi bölgeler, 2.dönemde silahlı çatışma sahları olmaya başlamıştır.3.dönemde de ciddi bir kırım ve ıstırap sahnelerine tanıklık etmiştir.20.yyın karakteristik özelliği yalnızca savaşlar yüzyılı değil,aynı zamanda devrimler ve imparatorlukların dağılış yüzyılıdır.devletlerarası çatışmalarla devletler içindeki çatışmalar arasındaki sınır bulanıklaşmıştır.savaş ve barış arasındaki belirgin durum ortadan kalkmıştır.
20. yy ile 21.yy arasındaki farklılık;
savaşın kamusal güç ve baskı araçları üzerinde tekel yetkisine sahip fiili hükümetlerin otoritesine beğlı teritoryal bölgelere bölünmüş olduğu bir dünyada meydana geldiği fikri artık geçerliliğini yitirmiştir.devrim deneyimi yaşayan bazı ülkelerde ya da dağılan imparatorlukların bazı bölgelerde zaten böyle bir uygulamanın fiilen mümkün olmadığı gerçeği bir yana, son zamanlara değin devrimle kurulan rejimler ya da sömürge sonrası rejimler oldukça hızlı bir süreçle az örgütlü ve işlerlikli rejimler ve devletler haline gelmeyi başarmışlardır.
Arkadaşlar eric hobsbawm ile ilgili nasıl soru gelir bi fikri olan var mı ? Kısaca bilgi verebilir misiniz *
ya şu 8 9 10 11. konubaşlıkların ı yazabilir misiniz ya....................
20.yyda savaş ve barış eric hobsbawm ın özeti niteliğinde
8 9 10 11?????????????????????????
8.hafta: çok parti bilmecesi(1945-1960),askeri müdahale,kurumsal yeniden yapılanma ve ideolejik siyasetler(1960-1971),tıkanma ve yeniden uyum(1954-1961)
9.hafta: cunta yönetimi,milli birlik komitesi geçici hükümet,ikinci cumhuriyet,ekonomik reformlar,değişen toplumsal yapılar,yeni siyaset ve daha geniş dünya,kıbrıs sorunu,siyasal bölünme,muhtıra rejimi ve sonrası(1971-1980),1973 genel seçimleri,koalisyon hükümeti:chp-msp,türkiyenin yenilenen stratejik önemi,artan rkonomik sıkıntı,içe dönük,dışa bağımlı genişleme ve yeni bunalım(1977-1979)
10.hafta: siyasal sistemin yeniden yapılandırılması,yeni siyasi partilerin kurulması,1983 genel seçimleri,eski siyasi liderlerin dönüşü,ekonomik sorunlar öne çıkıyor,türkiyenin değişen sosyo-ekonomik görünümü,kürt sorunu,türkiye ve aet,türkiyenin siyasi huzursuzluğu,yeni siyasi koalisyonlar,süren siyasi iktidarsızlık ve ekonomiye etkileri,laikler ve islamcılar,ab üyeliğinin artan önemi,abd ilşkileri ve ab,sermayenin karşı saldırısı,uluslararası finans kapitalin egemenliğine sancılı giriş(1989-2005),
11.hafta: 20.yüzyılda savaş ve barış,21.yüzyılın başında savaş barış ve hegemonya,yeni yüzyılda milletler ve milliyetçilik,demokrasinin geleceği
sorularını yazsa bırı ya..
arkadaslar sıkıntı etmeyın hoca neden olsa sınaları okuymuyor vızelere gore ortalama bır not verıyo o yonden sıkıntı etmeyın. ama yınede calısmak lazım .. tabı.:......:)
arkadaslar sıkıntı etmeyın hoca neden olsa sınaları okuymuyor vızelere gore ortalama bır not verıyo o yonden sıkıntı etmeyın. ama yınede calısmak lazım .. tabı.:......:)
fınal sorularını kımse yazmıcakmı yaa..nolur arkadaslar..ona göre daha rahat calısalım yaa
ya bütünlemeye bıraksak daha mı iyi olur acaba? gecen dönem final sorularını, büt de sordu ya. ://
çalış çalış kafayı yedim, okudum hepsini ama hiçbişe bilmiyomuş gibi hissediyorum kendimi :(
yaa gercekten bıraksakk mı acaa yaaa:(
sorarmı kıı aynı soruları? her yıl soruyomuymus?
ya hayır arkadaşlar bu kadar çalışırken niye bırakalım elimizden geleni yapalım gerisi hocaya kalmış bişi tamam sıkıcı biraz ama çalışmaya devam:)
ya arkadaşlar bi kasmayın ya yakın tarihimiz nede olsa.sınavı falan bi kenara koyup öğrenme isteğiyle okursak daha verimli ve kalıcı olacağı görüşündeyim.ki her gencin de bunları bilmek en büyük sorumluluğudur.önemli noktalar da belli nede olsa bunu da göz önüne alarak eleyici bi şekilde okunursa halledilmicek gibi diil.yapalım elimizden geleni gerisini de hoca düşünsün:)
offffff ya bunlar ne boyle.çok konu var çokk:)
ya bilmiyorumkı her yıl soruyomu.gecen donem sordu işte. ama öylede haksızlık oluyo. bız fınalde 50,60la gecerken onlar 70lerle gectı. o zamn herkes bute bıraksın demı ama?
neyse ya bıde büt stresı cekmeye gerek yok.duygu haklı,calıstık elımızden gelenı yapıcaz ıste.kotu gecmesı ıcın bı neden yok,,, herkese başarılarr kazasız-belasız,bütsüz sınav gunlerı dılerım :))
soğuk savaşın türkiye'ye etkileri
1960 daki cunta yönetimi
1980 den bugüne sosyo ekonomik durum. bi tane daha varmış ama bilmiyorum
2.cumhuriyeti anlatınız
1950 deki iç siyaset nasıldı
2000lerde artan ab birliğini anlatnz
1960 toplumundan bahsediniz
küreselleşme ve terörizm hakkında kitapdan özet bişeyler yazabilecek arkadaşımız var mı acaba?
küreselleşme ve terörizm eric hobsbawm ın okumasıdır zaten
soğuk savasın turkiye'ye etkilerini bilen var mı ?
yazıverseniz cok makbule gecer yahu...
"yeşil kuşak" diye bişi var içlerinden bi tanesi etkilerin ;)
yeşil kuşak diye bir şey.. :)
ne ki bu acaba ?
aynı şeyleri düşünüyordum bende...ya arkadaşlar bildiklerimizi paylaşalım lütfen ben 1960lı yıllarla ilgili hiç bişey bilmiom.yani şuan çalıştıklarıma da büt için çalışmaya başladım diyebilirim.en azından o zmn rahat edim die
çok kasmayın yav nasıl olsa bizim üniversite de kalma derdi yok bence kendinizi strese sokmayın yapabildiğiniz kadarıyla artık bence okula erken gelip çalışın daha iyi olur
küreselleşme ve terörizm sorusunun cevabını tam olarak yazabilen biri paylaşabilir mi acaba?
1_2.dunya savaşından snr cok partılı rejıme gecısı anlatınız
2_5yıllık kalkınma planının ilk stratejısı olan ıthal ikamecı sanayılesme planını anlatınız
3_hobsbawn agöre 20yy dönemlerı kac ayrılır?bu dönemlerı anlatınız..
arkdslar bırıde 1.öğrtm sorularını yazabılırmı..büte kalanları unutmamak lazım:(
1. ögretim soruları da aynı=)
bize de bunlar geldi..
büt hakkında bilgisi olan war mı?finalle aynı sorular mı gelcekmiş?
2. sınıftan arkadaşların çogu büt soruları final sorularıyla aynı oluyo dediler... inş dogrudurda şu sınavdan geçeriz... :D
hoca bukez final sorularını sormıycanı söylemiş tarzında bişey duydum bilgisi olan varmı arkadaşlar?
bildiğim kadarıyla hoca genellikle vize final karıştıryormuş.bu dönemin başında ilk derste geçen dönem finalle bütü aynı sordum diye bu dönemde aynı şey olcak diye bişey yok dedi..
final 2 gruptu yukarıda yazan sorular bi grubun soruları. diğer grubun sorularını bilen var mı ??
finalde grup varmıydı ya?... :S
hoca ne sorabilir acabaa nelere çalışalım bilgisi olan var mı
ben final sorularına çalışcam ya başka bişi sorarsa yandım :D
kitap gibi olan fotokopiden hangi bölümlerden sorumluyuz
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
arkadaşlar murat hoca acaba tarih sınavını test mi yapacak klasik mi yapacak bilgisi olanlar yardımcı olursa sevinirim lütfen birinde murat hocanın e-mail adresi varsa mail atıp sorabilir mi son dersten önceki derste test olma ihtimali olma yüksek demişti haftaya tekrar konuşuruz demişti ama malesef derse gelmedi :(((
__________________________
"Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, Kendin olarak kalabilmek, Dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladı mı, Artık hiç bitmez!.. "