You are hereForum / Sınavlar / Dersler / İktisat Bölümü / 2006 - 2007 / 1. dönem / Vizeler / 1. Sınıf / Atatürk İlke Ve İnkılapları 2.Öğretim
Atatürk İlke Ve İnkılapları 2.Öğretim
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
Arkadaşlar 2. öğretim inkılap tarihinde vize hakkında bilgisi olan varsa paylaşabilir mi ? kitapta hangi bölümlerden sorumluyuz ??
sevgili sınıf arkadasım iki maruuzatıım var :D 1 eminmisin 4 ve 5 oldugundan 2 o sordugun soru ne anlama geliyo derslere gelmediğim için bilgim yok:d
arkadaşlar yazınıza bile dikkat edin çok titiz hocadır.Daha önceki senelerde sormuştu Abdülhamitten bi soru gelir haberiniz olsun
2. öğretimler kesin 1.öğretimlerden soruları alsın murat hoca genelde aynı sorar ama soruları bilerek girersiniz sınava 50-60 alırsınız sınıfın en iyisi 70 belki belki 75 alır :)
geçen yıldan pek bişey hatırlamıyorum ama kitapta bulunuması lazım tanzimat adamı. Yani tanzimat döneminde yaşamış kişilerin özelliklerinden bahsedeceksiniz. Yaşam tarzı düşünceleri felan. Böyle olması lazım tam emin değilim
yav aç o dosyayı görüceksin zaten 2 haftadan sorumluyuz 4. ve 5. haftalar oda zaten diğer haftalar 1. 2. ve 3. o dosyayda yok direk 4 ten başlıyor
saolun beyler yarımcı oldugunuz için
arkadaslar ben hiç çalışmadan gırdım bu sınava 35 aldım 3 gun çalıştım soruların hepsını yaptım yıne 35 aldım:D::D.sonrada bütten gectım genellıkle hoca bute bırakıyor zaten ama butte de vize final sorularının aynısını soruo sonrada gecıorsunuz:D.ama sizde büt var mı hala?
yaa en kötüsü o büt ün kalkması yeni arkadaşlar Allah kolaylık versin yani özellikle ınkılap için :((
ama ona göre de not verirler heralde finalde, bizdeki gibi her öğrenci bütü tadacaktır olmaz en azından...
kaldık yine hocanın insafına yaniiS
yaw böle imza felan toplayarak bütümüzü tekrar geri alamaz mıyız? çok dandik la böle kalınca direk kalıosun
bütün kaldırılması cok kötü oldu ya..vize ve finalde gectik gectik yoksa kaldıkkk ......bence imza felan toplanması biise yaramaz...
yaw ona bi çare bulalım böle olur mu ne büt ne yaz okulu büt en gerekli bişi ki:) madem bizden öncekilerde vardı bizdede olsun haksızlığa lüzüm yok
imazyla olacak iş değil cunku bölümün kararı deil okulun kararı yani olan oldu biten biitii para tuzagı olan yaz okulu sistemine hosgeldikkk.. bu arada konu cok dagıldı özür dilerim
murat hoca giriyorsa hala, kesinlikle kendi verdiği notlardan / okumalardan çalışın derim.. ikinci öğretimlere aynı sorup sormaması hiç önemli değil; alırsınız soruları ama (misal) güvender öss konu anlatımlı tarih kitabından çalışmışsanız bütün soruları yapmış olsanız bile alacağınız not ancak 30 olur
zaten hoca yazılı imtahan dedi:d ordaki elalemin yorumlarını geçirçez işte kağıda bukdar basit inşallah bugun başlarım okumaya:D 73 sayfa boru değil:)
valla hicte kolayy diill oku oku bitmiorr bide uzatmıslarda baya bii karısık anlatmıslarrr....
YAW!!!! hoca geçen seneki arkadaşlarınızın sözlerine aldırmayın dedi... yine de tanzimaat adaamını sorar mıkinee?
ya galıba ıkı senedır aynı soruyu soruyomus sorabılır bencee bellı olmaz....
pfff.. ben okusam da anLamıorm bu tarihi ne olcek bölee :(
okucaz başka çare yk arkadaşlar:)
sevsende sevmesende başka çaren yok yatarken oku bari aklına kalır
okuma parçları oku oku bitmez sabah kalktığındada aklında pek bşey kalmaz...temel konuları bilin tanzimant döneminin temelini bilin mesela sonra ona göre yorum yapın..hocanın kağıdı okuduğunu pek sanmıyorum..bol bol yazın o kadar 1.sınıfların en rahat geçebileceği dersdir inkilap...kolay gele
Hocayı bir kere gördüm daha öncede galiba bir ders işlemiş ve 4. ve 5. haftalardan sorumluymuşuz.Şu Tanzimat adamı işine gelince geçen seneki arkadaşların önerilerini mutlaka dikkate alın ama her sorumlu olduğumuz kısımdan daha da ilginç sorular çıkabilir hazırlıklı olmak lazım.Bir de bu derste hocanın düşüncelerine göre-notlarda var-tanzimat adamı sorusunu-eğer çıkarsa-cevaplamanızı öneririm.
1tanzimat adamı kimdir? tanzimat toplumu nedir?
2.)Kanun-u Kadim`e yönelişten moderniteye geçiş sürecini açıklayın .
3osmanlının avrupaya finansal bağlılık dönemini açıklayın
4kanuni kadimm
yanitlarini bilen varmi?
uuff yaa ben hiçbişi bilmiorm nsıl yapcas şimdi bu hocanın görüşü nedir?neye göre cwp wermeliyiz?
valla bilemicem hocayi 2 senedir gormuyom:Dderslerine girmedim hala 3. sinif olduk ama gormedim:D
yaw giren gören bilen kimse yokmuuuuuu
[quote=incish]yaw giren gören bilen kimse yokmuuuuuu[/quote]
sendemi girmedin?=)
girdm de hiç dinlemedimmm :)
zaten 1 hafta derse girdi adam, onda da feodaliteden girdi tanzimattan çıktı. biz sınavda napacaz şimdi yaw...
arkadaslar önceki yıllarda çıkan sorulan şunlar:1) tanzimat adamını ve tanzimat toplumunu açıkla? 2) Kadim kanuna yönelişten moderniteye geçiş sürecini açıkla? 3) Osmanlının avrupaya finansal bağlılık dönemini açıkla?
Bu sorulara cevap verebileniniz var mı??? sakın kitabı oku demeyin çünküü bişe anlamadm:)
kitabı oku anlarsın :D
ben 15. sayfada bıraktım anlamıyorum lan tepkisiyle:D
ben o zaman ne yapacagim...benim bir de turkcem kotu.....inklaptan hicbir kelime anlamıyorum..
1. Osmanlı Devleti’ndeki yenileşme hareketleri 17. yüzyılın sonundaki Karlofça Antlaşması (1699) ile başlamıştır.
2. Osmanlı İmparatorluğu, 17. yüzyıla dek dünyanın büyük devletlerinden bi¬riydi. Ancak bu yüzyılın sonlarında ülke küçülmeye başladı. Karlofça antlaşma¬sıyla başlayan toprak kaybı, devlet adamlarını derin derin düşünmeye yöneltti. Toprak kayıplarının nedeni ordunun savaş alanlarında yenilmesiydi. Bu tespit, ol¬gunun bir yüzünü, askerî yönünü dışa vuruyordu. Oysa sadece askeri örgütler de¬ğil devletin çeşitli kurumlan çağın ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaklaşmıştı. An¬cak bunu görmek isteyenlerin sayısı son derece azdı. O nedenle Osmanlı İmparatorluğundaki çağdaşlaşma hareketi askerî alanda başlatıldı. Amaç imparatorluğu eski gücüne kavuşturmaktı.
Tanzimat devrine gelinceye kadar ülkede bazı yenilik hareketlerine girişildi. Ancak bunlar planlı programlı çalışmalar olmadığı için, sadece yeniliği başlatan devlet adamının yaşamıyla özdeşleşti. Yenilikçi kişinin ölümü ile yenilikler de or¬tada kaldı.
Paris ve Londra elçiliklerinde bulunmuş olan Hariciye Nazırı Mustafa Reşit Paşa, Osmanlı İmparatorluğu’nda Tanzimat Dönemi olarak tarihe geçecek bir ola¬yı başlatmıştır.
3 Kasım 1839′da Gülhane Hatt-ı Hümayunu adı verilen bir belgeyi devlet ile¬ri gelenlerinin, yabancı elçilerin, halkın önünde okumuştur.
“Tanzimat “, düzenlemeler demektir. Her alanda düzenlemeler yapılacağının duyurulduğu bu fermana Tanzimat Fermanı; bu fermanın ilanıyla başlayan döne¬me de Tanzimat Dönemi denir.
Fermanın en dikkat çekici yanı, Osmanlı Devleti’nin, Batılı devletlerin anaya¬salarında yer alan insanın temel hak ve özgürlüklerinin korunması ilkesini kabul etmesi ve bunu resmî bir törenle duyurmasıdır. Böylece imparatorlukta hukuk devletine doğru bir yöneliş de başlamıştır.
Tanzimatla gelen yenilik ve düzenlemeler, hemen hemen yaşamın her alanını kapsamıştır.
Tanzimat Fermanı’nda, Batılı anlamda bir düzene duyulan gereksinim açıkça belirtilmişti.
Önce yönetim merkezi olarak Babıâli güçlendirildi. II. Mahmut zamanında ku¬rulmuş olan Meclis-i Ahkâm-ı Adliye yeniden düzenlendi. Yeni meclislerin kurul¬ması kararlaştırıldı. Ceza ve ticaretle ilgili yasalar çıktı (1840′ta Ceza Kanunna¬mesi, 1850′de Ticaret Kanunnamesi).
Osmanlı yurttaşı olan herkesin yasa önünde eşit olduğu vurgulanıyordu. Ayrı¬ca üyeleri arasına yabancıların da katıldığı karma ticaret mahkemeleri kuruldu. 1864′te Vilayet Nizamnamesi çıkarıldı. Ülke vilayetlere, vilayetler sancaklara, sancaklar kazalara, kazalar da karyelere (köylere) ayrıldı. Vilayetlerin başına va¬liler, sancakların basma mutasarrıflar, kazaların başına da kaymakamlar getirildi. Ayrıca kazalarda, sancaklarda ve vilayetlerde birer idare meclisi kuruldu.
Ekonomik Alanda Yapılan Yenilikler
Osmanlı yöneticileri devletin düzlüğe çıkabilmesi için ekonomik kaynakların verimli hâle getirilmesini istiyorlardı. Bu nedenle de vergi düzenini çağdaşlaştır¬maya karar verdiler. Çünkü hem yeterince vergi toplanamıyor, hem de vergi top¬layıcıların baskısı yüzenden devletle halk karşı karşıya geliyordu. Bunu önleyebil¬mek için merkezden sancaklara “muhasıl” adıyla birer memur atandı. Bu memu¬run başkanlığında Muhasıllık Meclisi adı verilen bir meclis kuruldu. Fakat bekle¬nen vergi toplanamadı. Vergi sistemi büyük ölçüde değiştirildi.
1841′de ilk kağıt para çıkarıldı. Hazine bonosu biçimindeki bu paranın adı “kaime” idi. Fakat beklenen sonuç alınamayınca, 1844′te kaldırıldı. Bankalar ku¬rulmaya başlandı. İlk kurulan banka olan İstanbul Bankası çok geçmeden kapan¬dı. Menafi Sandığı adıyla kurulan kurum ise Ziraat Bankasına dönüştürüldü. Ülke ekonomisinin kötüye gitmesi üzerine İngiliz ve Fransız firmalarından borç para alındı. Böylece ilk borç para Tanzimat döneminde alındı. Fakat faizleriyle birlik¬te büyük bir sorun olan bu borç, sonunda devleti iflasa sürükledi ve 1881′de Düyun-ı Umumiye’nin kurulmasına yol açtı.
Askerî Alanda Yapılan Yenilikler
Ordu, başlarında müşirlerin bulunduğu beş ordu biçiminde düzenlendi. Adı Asakir-i Nizamiye-i Şahane’ye çevrildi. Askerlik süresi beş yıl olarak belirlendi. Askere alma işi kuraya bağlandı.
Toplumsal Alanda Yapılan Yenilikler
Toplumsal alanda ilk dikkati çeken, yenilikler haberleşme ve ulaşımdaki geliş-
melerdir. Bu dönemde yeni posta istasyonları kurulmuş, postanın sağlıklı yürüme¬ni iyin yeni yollar yapılmış, telgraf idaresi kurulmuş, deniz ulaşımında gelişmeler olmuştur. Demiryolları da ilk kez bu dönemde yapılmaya başlamıştır. Kentlerde belediyeler kurulmuştur.
Kültürel Alanda Yapılan Yenilikler
Kültürel yenilikler edebiyat, eğitim ve gazetecilik olmak üzere üç alana yayıl¬mıştır.
Eğitim
1846′da Meclis-i Maarif-i Umumiye kuruldu. Bu kurum daha sonra nazırlığa dönüştürüldü (1846). Bu, Türkiye’de ilk eğitim bakanlığı demektir. Rüştiyelerin sayısı artırıldı. Daha önemlisi ilk kız rüştiyesi İstanbul’da kuruldu (1858). Rüşti¬yenin üzerinde öğretim yapan idadilerin ilki ise 173′te kuruldu.
öte yandan Robert Koleji, Galatasaray Sultanîsi ve Darüşşafaka adlarında üç özel okul açıldı. Tanzimat döneminde eğitim konusunda görülen önemli atılımlar¬dım biri de öğretmen yetiştirmek için okullar açılmasıdır.
Darülmuallimîn-i Sıbyan, sıbyan adı verilen okullara, Darülmuallimîn-i İdadîlere öğretmen yetiştirmek için kurulan okullardır (1868). Darülmuallimat kız çocuklara bayan öğretmen yetiştirmek için açıldı (1870).
Mesleğe yönelik eğitimde de ilerleme kaydedildi. 1859′da, sonradan Siyasal Bilgiler Fakültesine dönüşecek olan Mekteb-i Mülkiye kuruldu. 1875″te askerî rüştiyeler öğretime başladı. Daha sonra başka meslek okullarının açılması sürdü.
1846′daki ilk denemeden sonra 1870′te Darülfünun (üniversite) kurulmuştur. Ancak kimi medresecilerin iftiraları üzerine ertesi yıl kapatılır. 1876′da yeniden aynı adla açılır. 1851′de üniversitede okunacak kitapların hazırlanması için kuru¬lun Encümen-i Daniş ise bilim akademisi niteliğinde önemli bir kurumdur. Ayrıca bu dönemde azınlık ve yabancı okulları da eğitim dünyasında yerini almıştır.
Gazetecilik
Türkiye’de yayımlanan ilk Türkçe gazetenin 1831′de çıkan resmî gazete Tak¬vim i Vekayi’dir. Tanzimat döneminde çıkan ilk gazete ise alım-satım, kira ilanları, yangınlar, hırsızlık olayları gibi haberlerin yer aldığı yarı resmî Ceride-i Havadis’tir (1840). Bu resmî, yan resmî gazetelerde zaman zaman yabancı dilde yayımlanan gazetelerden yapılan çeviriler yayımlanır; böylece batıdan haberler, bilgiler
11lirdi. Ceride-i Havadis’i bir meslek gazetesi olan Vekayi-i Tıbbiye izledi.
Türkçe özel gazeteler 1860′tan sonra çıkmaya başlamıştır. İlki, Agâh Efendi ile Şinasi’nin çıkardıkları Tercüman-ı Ahvâl’dir (1860). İlk edebî tefrika da burada
ILMahmut’un 1826-1839 yılları arasında gerçekleştirdiği ıslahatlar, 3. Selim zamanından beri yapılan ıslahatların devamı olup, Tanzimat ıslahatlarının öncüsü-dür. Bu noktada, Tanzimat kavramının 1839′dan önce kullanıldığı ve 2. Mahmut döneminde ilan edilmesinin planlandığını görmekteyiz. Mustafa Reşit Paşa Os¬manlı Devleti’nde bir reform yapmayı kafasına koymuştu. Bu projeye “Tanzimat-ı Hayriye” adını vermiş ve bu reform paketini hazırlayıp bir hatt-ı hümayunla ilan edilmesi hususunda 2. Mahmut’u ikna etmişti. Bu amaçlarla 24 Mart 1838 yılın¬da Meclis-i Vala ‘yi Ahkam-ı Adliye kuruldu. Meclisin görevi Tanzimat-ı Hayri¬ye’nin nasıl hazırlanacağım müzakere etmek idi. Meclis 31 Mart 1838′de ilk toplantısını yaptı. Meclis-i Vala-yı Ahkam-ı Adliye’nin kurulması ile başlayan Tan¬zimat Hayriye ‘nin Gülhane Hattı ‘nda belirtilen esasların büyük bir kısmım içerdi¬ği görülmektedir. Nitekim, “2.Mahmut, Meclis-i Vala ‘yi kurdurarak, yeni düzen¬lemeler yapma yetkisini bu Meclise devretmiş, iktidarının bir kısmından feragat etmiştir. Reşit Paşa ‘nın Hariciye Nazırı sıfatı ile talebi, bu meclisin yetki alanına girmektedir. Padişah acil görünenleri uygulamaya sokarken, meclisin yetkilerini
çiğnememeye özen göstermektedir. Tanzimat Döneminin ayırt edici vasfı olan, saray iktidarının bürokrasi (Meclis-i Ahkam-ı Adliye )ile paylaşıldığına dair bir işarettir bu” Bu açıdan Tanzimat meclislerinin, kanunlaştırma hareketi ile birlikte idari, mali, adli ve eğitimle ilgili olanlarda bir reform hareketi hazırlamak ve ikti¬darın saray ve Bab-ı Ali bürokrasisi ile paylaşılmasına geçişi noktasında da işlev¬sel olmasından dolayı, 2. Mahmut dönemi ile Tanzimat Dönemi arasında bir ge¬çiş meclisi niteliğinde olduğunu söyleyebiliriz.Mustafa Reşit Paşa, 2.Mahmut öl¬düğünde İngiltere’de bulunuyordu. Abdülmecit tahta çıktığında İstanbul’a gele¬rek Tanzimat hazırlıklarına başladı. Abdülmecid’in Dışişleri Bakanı Mustafa Re¬şit Paşa, Batı uygarlığına hayran bir devlet adamıydı. Elçilik yaptığı Paris ve Londra ‘da bu ülkelerin yönetim sistemlerini inceleyip yakından bakma imkânı bulmuştu. Mustafa Reşit Paşa, devlet yönetiminin her din ve mezhepten tebaanın hak ve hür¬riyetlerini güvenceye alacak ve kanun hâkimiyetini tesis edecek şekilde yeniden düzenlenmesini istiyordu. Bu düzenlemeleri öngören bir ferman yayınlaması hâ¬linde, Batılı ülkelerin Hıristiyan tebaanın haklarını bahane ederek, Osmanlı ‘nm içişlerine karışmayacağına, düzenin yeniden sağlanacağına ve böylece çöküşün durdurulacağına inanıyordu. Reşit Paşa, fikirlerini Sultan Abdülmecid’e açarak, ıslahatın gerekliliğini anlattı. Abdülmecit de, M. Reşit Paşanın fikirlerini kabul etti. Fermanın hazırlanmasını M. Reşit Paşa ‘ya bıraktı. Bu vazifeyi üzerine alan M. Reşit Paşa, geceli gündüzlü çalışarak, kendi kalemi ile bir ferman sureti hazır¬ladı, Abdülmecid’e okudu. Fermanı beğenen padişah, temize çektirip imza etti. Padişahın imzasını taşıyan tebliğ ve emirlere “Hatt-ı Hümayun” denildiği için bu ıslahat projesine de “Hatt-ı Hümayun” denildi. Gülhane Parkı’nda okunduğu için de “Gülhane Hatt-ı Hümayun” denildi”.
TANZİMAT FERMANI’MN İLANI
Tanzimat Fermanı, 3 Kasım 1839′da Gülhane Parkı’nda, padişah, diğer devlet büyükleri, ulema, lonca ve esnaf temsilcileri ve halkın “Gülhane Hattı Hümayu¬nu adıyla Mustafa Reşit Paşa tarafından okundu verilen bu fermanla, Osmanlı Devleti ‘nde, İslam hukuku ve geleneksel kurumların bıraktığı hızlı bir değişim sü¬reci başladı.”
Tanzimat Fermanı, ilanından yaklaşık yirmi gün sonra devletin resmi gazetesi olan Takvim-i Vekayi’nin 187numaralı ve 15 Ramazan l255/22 Kasım 1839 ta¬rihli nüshasında yayınladı. Arkasından Fransızca ‘ya tercüme edilerek İstanbul’da bulunan yabancı devlet temsilciliklerine gönderildi.
5. TANZİMAT’I HAZIRLAYAN GELİŞMELER
Tanzimat’ı ortaya çıkaran nedenleri, 18. yy’da Osmanlı toplumunun tüm ku¬rum ve kuruluşlarını ayakta tutan, inanç, düşünce, bilim ve felsefe, askerî, maliye, hukuk, idare, ekonomik ve siyaset alanındaki değişim ve dönüşümlerden ayrı düşünemeyiz. Nitekim , bu değişim ve dönüşümlerin yaşanmasında, Batılı devletle¬rin Osmanlı toplumu üzerindeki etkisi de önemlidir. Bu bağlamda Tanzimat’ı or¬taya çıkaran nedenleri iç ve dış faktörler olarak iki kısımda ele alabiliriz. İç fak¬törler, Tanzimat’ın bir sonuç olarak ortaya çıktığı Osmanlı Batılılaşma hareketle¬rini anlatırken genel olarak üzerinde durulan hususlardır. Dış faktörler ise cereyan eden hadiselerdir. Gerçekten 16. yy’dan beri Osmanlı Devleti sahip olduğu üstün¬lüğü kaybedip, devlet kurumlarının ve kanunların asrın ihtiyaçlarına cevap vere¬cek nitelikte olmaması, devletin maddi ve manevi gücünü kaybetmiş olması, bu¬nun sonucunda her sahada yenilgiye uğraması yeniden ve geniş bir ıslahat hareke¬tini zorunlu kılıyordu. Bununla birlikte, Osmanlı Devleti’nin müdahale edemedi¬ği alanlardaki gelişmeler Tanzimat’ın alanında daha güçlü belirleyiciler olarak or¬taya çıkmıştır. Bu gelişmelere bakacak olursak;
Tanzimat’ı hazırlayan siyasi gelişmelerden biri, Osmanlı kendi içinde bir kuv¬vet olan Mısır valisi Mehmet Ali Paşanın, Osmanlı ‘ya karşı elde etmiş olduğu ba¬sımlardır. Nitekim 2. Mahmut zamanında, Mısır valisi Mehmet Ali Paşa, Fransız¬ların yardımı ile birçok reform yapmış ve oldukça güçlenmiştir. Mora isyanını bastırılmasında gösterdiği yararlılıklardan dolayı kendisine Girit valiliği vaat edil¬miştir. Ancak, Paşa bunun yanında Suriye valiliğini de istemiş ve bu isteği sultan tarafından reddedilmiştir. Bu gelişmeler üzerine, Mısır ile Osmanlı Devleti arasın¬da savaş hâli başlamıştır. 2. Mahmut’un Mehmet Ali Paşa karşısında aldığı yenil¬iler Osmanlı Devleti’ni Tanzimat’a zorlayıcı bir etki yapmıştır. Bunun yanında Mısır meselesi Tanzimat’ın sadece yeni bir düzen isteğinden değil, kendini koru¬ma ihtiyacından kaynaklandığının somut bir göstergesidir. Saltanata yapılmış en somut tehdit Mısır ve Mehmet Ali Paşa’dır. Mısır, Tanzimat’ı iki boyutta etkili¬yor. Hem bir model hem de zorlayıcı bir neden olarak. Yeniçeriliğe karşı kazanı¬lan zafer gününde Mahmut’un giysileri Mısır’ın Türkiye’deki yenilikler için mo¬del olması boyutunu veriyor. Daha sonra Mısır ile savaş ve bu savaşın yol açtığı utanç verici yenilgiler, Mısır’ın zorlayıcı yanını getiriyor. Fakat ister model olsun, isterse zorlayıcı, Mısır 19. yy Türk aydın ve yenilik tarihinde önemli bir yere sa¬hip bulunuyor. Tanzimat’ın ilanında Mısır’ın zorlayıcı etkisinin model olma etki¬sinden daha etkili olduğunu söyleyebiliriz. Nitekim Mısır meselesi, Osmanlı Devleti’ni yabancı devletlerle birçok antlaşma yapmak zorunda bırakmıştır. Özel¬likle İngiltere ile yapılan ticaret antlaşması, 2. Mahmut’un Mehmet Ali Paşa’ya karşı İngiliz desteğini sağlamasının bedeli olarak imzalamıştır. Tanzimat’ı hazırla-I im ekonomik gelişmeler ise Mısır meselesi ile bağlantılı olan Tanzimat Ferma¬nı’nın ilanından önce, 16 Ağustos 1838′de İngiltere ile imzalanan Balta Limanı Antlaşması’dır. Balta Limanı Antlaşması ile birlikte, İngilizlere ticari alanda ge¬niş imtiyazlar sağlanmıştır. Bu durum, İngilizlerin Osmanlılar üzerinde daha fazla nüfuz sağlamasına olanak tanımıştır. 1838 Osmanlı-İngiliz ticaret antlaşmasını 25 Kasım 1838′de Fransa ile imzalanan ticaret antlaşması izlemiştir. Daha sonra benzer hükümler ihtiva eden antlaşmalar Sardunya, Gelemenk, Belçika, Prusya, Sicilya ve Brezilya gibi devletlerle de imzalanmıştır. Osmanlı Devleti’nin kötü durumda olan ekonomisi, yabancı devletlerle yapılan antlaşmalarla daha kötüye gitmiştir. Ayrıca Batılı devletlere antlaşmalarla verilen imtiyazlar, Osmanlı Devleti’nde nüfuz sahibi olmalarına yol açmıştır.
Balkanlardaki milliyetçilik hareketleri ve Avrupa devletlerinin baskıları da Tanzimat’ı hazırlayan sosyal, siyasal gelişmeler çerçevesinde önemlidir.1189′da Fransız ihtilalinin bir sonucu olarak ortaya çıkan milliyetçilik hareketi Avrupa ‘yi etkisine almış, bu durumdan Osmanlı Devleti ‘nin Avrupa ‘da yer alan eyaletleri de etkilenmiştir. Özellikle Avrupa devletlerinin dini unsurları kullanarak azınlıkları kışkırtmaları ve Hıristiyan tebaanın haklarını korumak bahanesi ile Osmanlı Devleti’ne yaptığı baskılar siyasi ve hukuki ıslahatlar yapma zorunluluğunu doğur-muştur.”Avrupalı devletler, Hıristiyanlıklarını bahane ederek, Osmanlı Devleti’ni zayıf düşürmek için gayrimüslim unsurlara hamilik yapmaya başlamıştır. Rusya bir taraftan Balkanlarda Bulgarları destekliyor ve Bulgar milliyetçiliğini körükle¬yerek onları Osmanlı ‘ya karşı isyana teşvik ediyordu. Diğer taraftan Osmanlı Devleti’ndeki Rum ve Ermeni Ortodoksların dini haklarını gerekçe göstererek bu cemaatlerle ilişkiye geçiyor ve açıkça Osmanlı Devleti’nin iç işlerine karışıyordu. Ermenilerin Katolik oldukları tezinden hareketle Fransa’da Katolik cemaati ile, il¬gili oldukları devlete telkinlerde bulunuyordu. Hıristiyan mezhepler vasıtası ile kendi çıkarlarını koruyan Fransa ve Rusya’nın faaliyetlerini izleyen İngiltere’de aynı yöneteme başvurarak bölgede Protestanlık propagandası yaptı ve bir Protes¬tan cemaati oluşturdu. İngiltere’nin bu teşebbüsünü Almanya ve ABD de destek¬lemiştir. Bununla birlikte, Tanzimat’a Batının etkisinin devlet zihniyetindeki de¬ğişmelerde görmekteyiz. Nitekim, Batı memleketlerine elçilikle giden devlet adamlarımız, orada uyanan yeni devlet anlayışı, hürriyet ve eşitlik fikirlerinden et¬kilenmişlerdir.
Osmanlı toplumunda 3. Selim ‘in başlattığı yeniliklerin 2. Mahmut tarafından daha katı ve kararlı şekilde yürütülmesi ile, ülkenin kapıları Batı ‘ya açılmış oldu. Devletin öncelikle askeri, idari ve mali alanlarda yaptığı değişikliklerle, merkezi idarenin güçlenmesi ve otoritesinin ülkenin her yerinde hakim kılınması isteniyordu. Ancak açılan kapıdan sadece askeri, idari ve mali alanlardaki kurum ve fikir-ter gelmiyordu. Avrupa ‘da köklü bir değişimin ateşini körükleyen Fransız ihtila¬linin devrimci fikirlerine de ilgi fazlaydı. Bu fikirlerin yurda girişini sağlayan tüm bu gelişmeler, Osmanlı’nın içinde bulunduğu durumdan kurtuluşunun, yalnızca askeri ve teknik ıslahatlarla mümkün olamayacağı fikrini doğurmuştur. Bu noktada, Tanzimat, siyasi-hukuki ıslahatları kapsayan bir program olarak gündeme gel¬miştir. Faaliyetler, yeni kurulan askeri okullardaki Fransız öğretmenlerin çalışma¬ları ile Fransız hükümetinin İstanbul’daki propaganda girişimleriydi. Ayrıca Batı ülkelerine gönderilen öğrenciler, diplomatik görevliler, Batı dillerini bilen ve bu dillerde yazılanları okuyan genç bürokrat ve aydınların faaliyetleri de Batılı fikir¬lerin tanınmasını sağlıyordu. 3. Selim döneminden itibaren Batı başkentlerinde açılan düzenli temsilciliklerde görevlendirilen genç memurlar Avrupa ‘daki geliş¬meleri ve fikirleri yerinde tanıma olanağı buldular. Bunun yanında 1821 ‘de kuru¬lan Tercüme Odası ‘nın Türk yenilik tarihinde önemi büyüktür. 1821 ‘de Bab-ı Ali’de kurulan tercüme odasında Batı dillerini öğrenen genç kuşaklar, Avrupa’da çıkan yayınları ve Batı ‘yi daha yalandan tanıma imkânı bulan gençler, devletin yeni bürokrat sınıfım oluşturdular. Tanzimat Döneminin ünlü sadrazamları, Ali, Fuat, Reşit Paşalar da içinde olmak üzere pek çok yenilikçi aydın ve bürokrat ilk eğitimlerini Tercüme Odası’nda gördüler.
cok uzun oldu ama umarim bi ise yarar
hoca derste arazi kanunnamesi üzerinde durdumu arkdaşlar hatırlayan varmı
umarım işimize yarar bu bilgiler saol bu bilgiler için. kadim kanunla ilgili bi bilgi bulamıyorum ya büyük bi ihtimal yarın soracak yardımcı olursanız sevinirim...
tanzimatın öncü kadrosu ne geLdikLeri mesLEk ve dünya görüşü,nede toplumsal kökenleri bakımından birbirine benzemeyen kişilerden oluşur,aralarında bir uyum vardı fakat birlik yoktu.19.yy ın ortalarnda reformlarını geleneksel bir dewletin kadrolarıyla çeşitli dil ve dinden grupların çalıştığı ortamda yürütmek zorundaydılar.muhalifleri çoktu fakat hiçkimseye zarar geLmeden özgürLüğünü kısıtLamadan eski bir imparatorluğu çağdaşLaşma yoluna cıkardılar.tanzimat hareketi kanun egemenliği kurma ve yönetimi yeniden düzenleme olarak görülüyor ve anlaşılıyordu.yalnız awrupalılar deil tanzimat önderleri de girişimlerinin amacını ve yöntemini aynı biçimde değerlendiriolardı.tanzimat hareketi bir dewrimin atmosferini ve dünya görüşünü taşımıyordu.tanzimat yöneticileri kişiliklerinde tutuculuk ve pragmatik reformculuğu birleştirmiş,dünya görüşleri,dawranış biçimleri ve politikalarıyla 19.yy osmanlı toplumundaki yeni insanın tipik temsilcileri veya öncülerii olmustur.ancak bu yeni osmanlı tipinin büyük ölçüde eski toplumun efendisinin yaşam tarzını,dünyagörüşünü bilinçli bçimde dewam ettirdiği açıktır..
mustafa reşit paşa,a.cewdet paşa,ali ve fuat paşa >>> tanzimatçılar
notLrdan bunu buLdm umarım işe yarar :(
[quote=incish]tanzimatın öncü kadrosu ne geLdikLeri mesLEk ve dünya görüşü,nede toplumsal kökenleri bakımından birbirine benzemeyen kişilerden oluşur,aralarında bir uyum vardı fakat birlik yoktu.19.yy ın ortalarnda reformlarını geleneksel bir dewletin kadrolarıyla çeşitli dil ve dinden grupların çalıştığı ortamda yürütmek zorundaydılar.muhalifleri çoktu fakat hiçkimseye zarar geLmeden özgürLüğünü kısıtLamadan eski bir imparatorluğu çağdaşLaşma yoluna cıkardılar.tanzimat hareketi kanun egemenliği kurma ve yönetimi yeniden düzenleme olarak görülüyor ve anlaşılıyordu.yalnız awrupalılar deil tanzimat önderleri de girişimlerinin amacını ve yöntemini aynı biçimde değerlendiriolardı.tanzimat hareketi bir dewrimin atmosferini ve dünya görüşünü taşımıyordu.tanzimat yöneticileri kişiliklerinde tutuculuk ve pragmatik reformculuğu birleştirmiş,dünya görüşleri,dawranış biçimleri ve politikalarıyla 19.yy osmanlı toplumundaki yeni insanın tipik temsilcileri veya öncülerii olmustur.ancak bu yeni osmanlı tipinin büyük ölçüde eski toplumun efendisinin yaşam tarzını,dünyagörüşünü bilinçli bçimde dewam ettirdiği açıktır..
mustafa reşit paşa,a.cewdet paşa,ali ve fuat paşa >>> tanzimatçılar
notLrdan bunu buLdm umarım işe yarar :([/quote]
saolasin inci sanirim adamin sorusuna bunu yazarsak yeterli olur diger sorularinda yanitini ariyorum ama bisey yok internetde de arastiriyorum.tanzimat adami ve tanzimat toplumu kitapta 34 sayfada var ama uzun:(
kıyamet gibi yaw 45 sayfaya geldim tık yok bukadar mı boş olur ya:D şu çevreleşmeyi bilen bi allahın kulu anlatsın yaw püf:D
sıçtık sıçtık karıştırdık resmen allahtan saat 5 te sınavda acukun çalışabilcez:)
3 tane cevreleşme türü vardır:
1-resmi sömürgelerdir.sömürge yönetimlerinin temel amacı egemen çıkarlara en uygun üretim kalıplarını gerçekleştirmektir.Bu sömürgeler metropol ülkelre birincil mallar ihraç eden,mamul mallar ithal eden ülke konumuna gelirler.
2-biçimsel siyasal bağımsızlığa sahip ancak bir emperyalist devletin etki alanında bulunan çevre ülkeler.Burada,siyasal iktidarın,ticaret sermayesi ile ihracata yönelen büyük toprak sahipleri ittifakının elinde olduğu orta ve güney amerika ülkelerini kastediyoruz.
3-emperyalistler arası rekabet koşullarında çevreleşme.örnek;çin osmanlı iran.emperyalistler arası rekabet koşulları ile görece güçlü bir merkezi devletin bir arada bulunmasıdır.
geçen çevreleşme türlerini sormuştu cevapları da bunlardır.tanm olarak çevreleşmenin ne olduğuna dair bi bulguya rastlayamadım henüz
..
arkadaşar ikinci öğretim sınav saat 5 te oh ne rahat yahu biz 11 de 2.öğretim olmak varmış:))
saol yaw bide şu kanuni kadimle moderniteyi açıklayavak biri var mı:)
Osmanlı Devleti bütçe açıklarını kapamak için önce halka ek vergiler getirmiş,yeterli olmayınca KAİME adı verilen hazine tahvillerini çıkarmıştı. Bu da yeterli olmayınca dış borca yönelmek zorunda kalmıştı.
İlk Dış borç 1854 yılında KIRIM SAVAŞI sırasında İngiliz ve Fransız sarraflarından alındı. 20 yıl gibi kısa bir sürede Osmanlı devleti Borç batağına saplandı. 1881'de yayınlanan ve adına MUHARREM KARARNAMESİ denilen bir kararnameyle iç ve dış borçlarının ödenmesini DûYûN-I UMUMİYE (Genel Borçlar) denilen üyeleri alacaklı ülkeler tarafından seçilen bir komisyona bıraktı
geçen seneLerin soruLArı cewapLArını biLenn warsaa payLaşsınn Lütfen..
-tanzimat,islahat fermanı ve birinci meşrutiyetin bireylerin ve toplumun üzerindeki etkilerini birbirleriyle bağlantılı olarak açıklayın.........
-ikinci abdülhamitin siyasi görüşü nedir?...
-tanzimat adamini ve tanzimat toplumunu aciklayin
-cevrelesmede bagimlilik turlerini aciklayin
-yönelişten moderniteye geçiş sürecini açıklayın (tam olarak boyle degil sorunun icinde kanuni kadim falanda diyordu tam hatirlayamadim soruyu simdi)
bide 1.öğretimdeki arkadaşLar sınawdan sonra foruma soruLarı yazıp 2.öğretimLErLe payLaşırLarsaa cok sewinecezz:)
Genellikle dış baskılar odaklı bir emperyalist belge olarak lanse edilen bu fermanın ilanında dönemin ruhunu vukufla algılamış Osmanlı yönetici elitinin rolü sıklıkla göz ardı edilmektedir. İlber Ortaylı’nın sınıfsal ve sosyo-kültürel olarak melez bir toplumsal kesim olarak “Tanzimat Adamı” diye nitelediği bu kişiler, Batının dayatmalarını da göz önünde bulunduran fakat tamamen buna teslim olmuş bir biçimde değil, gayet pragmatik bir şekilde, memleketin selametini de göz ardı etmeyen bir anlayışın temsilcisiydi. Dönemin Avusturya Şansölyesi Metternich’in imparatorluk düşüncesinin hilafına her türlü cereyana düşman fakat devleti olduğu gibi payidar kılmak amaçlı teknik, idari, siyasi ve iktisadi her türden reforma yandaş tavrı, Tanzimat bürokratlarının da temel bakış açısıydı. Ortaylı’ya göre İmparatorluğun yeni bir durumla karşı karşıya olduğunun bilincinde olan ve değişimin acımasız çarklarının onları da öğüteceğini bilen bu kişiler, o değişime yetişmeyi kendi meşreblerine pek de halel getirmeden yapabileceklerine dair safiyane bir inanca sahipti. Bu trajik hâl tam da Osmanlı 19. yüzyılının temel karakteristiğini oluşturuyordu.
Toplumun bütün kesimlerinin can ve mal güvenliğinin teminatı, vergi adaleti, tebaanın üzerindeki keyfi tasarrufu gideren yargılama usulleri ve “laik” bir hukukun tesisi, ve özel mülkiyetin de güvence altına alınmasıyla müsaderenin kaldırılması gibi sultanı mutlak otorite, tebaasını da koşulsuz itaatkar olmaktan çıkaran ve karşılıklı birtakım ödev ve sorumluluklarla donatan hükümlere sahip Tanzimat Fermanı, Osmanlı yönetim aygıtı açısından da ciddi bir kırılmayı temsil etmektedir. Tebaanın mutlak tabiyetini artık belli ön koşullara bağlayan bu belge, bu tabiyet ilişkisine seküler birtakım gerekçeler getirmesi bakımından da ilginçtir. Sultanın tebaası üzerindeki tasarruflarını gerekçelendirme gereği duyması otokrat ile tebaa arasında başka türlü bir meşruiyet ilişkisinin tesis edilmekte olduğunun işaretidir.
Zamanla meşruti monarşiye evrilen bu süreç otokratik modernleşme deneyimi açısından da ilginç bir örnek teşkil eder. “Tanzimat Adamı” toplumu ve devleti değişen koşullara uyarlamaya, merkezi bir idarenin tesisiyle bunların geniş çaplı bir (demografik, iktisadi, sosyal) envanterini çıkartmaya çalışmış fakat bunları yaparken statükonun kökten değişmesini arzulamamıştır. Modern bir devleti tesis ederken dinsel motifler ve süslemelerden devşirilen bir dil kullanılması, sıklıkla kadime, geleneğe gönderme yapılması gibi pratikler bu arzunun somut bir tezahürüdür. Bu nedenle Tanzimat, bir devrim olarak nitelendirilemese de çok daha kapsamlı bir toplumsal değişimin arkaplanını, dilini, gramerini oluşturması bakımından hususiyetle üzerinde durulması gereken bir hadisedir. Dolayısıyla Ortaylı’ya göre Tanzimat, Osmanlı 19. yüzyılındaki çabaların menşei, membası, mukaddimesi olarak bir mikro kesit anlamında önemli olmasının yanısıra Cumhuriyet’in yapmaya çalıştıklarının bir ilk provası, ilham vericisi olması anlamında da özellikle dikkate değerdir.
Sonuç olarak 19. yüzyılın, Avrupa’nın tümünü ve Osmanlı’yı da önüne katan, debdebeli siyasal-toplumsal değişimlerinin yoğun etkisiyle memleketinin selametini bütün bu değişime kayıtsız kalmadan ama Devlet-i Âli’nin şahsiyetine de halel getirmeden nasıl gerçekletireceklerini kendilerine temel ilke edinen Tanzimat bürokratları, bu geçiş döneminin trajik figürleri olarak sonraki kuşakların daha “radikal” hamlelerine de ışık tutmuşlardır. Tanzimat, bugünkü Türkiye’deki modernlik namına düşünülebilecek cümle pratiğin membası olmasıyla ve halen de devam etmekte olan trajedi esinli siyasaların anlaşılması bakımından da dikkate şayandır. İlber Ortaylı’nın kitabın ve en önemlisi Osmanlı 19. yüzyılının olabilecek en ebedi ve şiirsel ifadelerle dile getirdiği şu cümlelerle bitirelim: “Her şeye rağmen Tanzimat hareketi Türkiye tarihinde toplumu ileriye götüren ve çığır açan bir rol oynamıştır. Tanzimat devri tarihi ne dramatik, ne grotesk ne de mutantan bir tarihtir, kelimenin tam anlamıyla bir trajedidir. Trajik çözülmezliğin içten içe, ağır ağır kaynamasıyla tarihin ilerlediği bir zamandır. Bir toplumun kurumlarıyla, gelenekleriyle, devlet adamlarıyla kaçınılmaz bir yazgıya doğru ilerlediği, karanlığın ve gafletin yanında fazilet ve aydınlığın ortaya çıktığı, çöküle ilerleyişin boğuştuğu, Osmanlı tarihinin en uzun asrıdır
1. öğretmden sınavdan çıkan arkadaslar soruları sölerseniz sevinirim...
sorular tanzimat adamı ve 19. yy da çevreleşme süreci süreniz 30 dakka:) 2 soru sordular sadece.
çevreleşm süreci ne aga yaw:)?
arkadaşlar çevreleşme türlrini sordu işte çevreleşme türleri
3 tane cevreleşme türü vardır:
1-resmi sömürgelerdir.sömürge yönetimlerinin temel amacı egemen çıkarlara en uygun üretim kalıplarını gerçekleştirmektir.Bu sömürgeler metropol ülkelre birincil mallar ihraç eden,mamul mallar ithal eden ülke konumuna gelirler.
2-biçimsel siyasal bağımsızlığa sahip ancak bir emperyalist devletin etki alanında bulunan çevre ülkeler.Burada,siyasal iktidarın,ticaret sermayesi ile ihracata yönelen büyük toprak sahipleri ittifakının elinde olduğu orta ve güney amerika ülkelerini kastediyoruz.
3-emperyalistler arası rekabet koşullarında çevreleşme.örnek;çin osmanlı iran.emperyalistler arası rekabet koşulları ile görece güçlü bir merkezi devletin bir arada bulunmasıdır.
yazdıkça yazın zaten iki soru bol bol yer var:))
sağolun beyler ya hakkınız ödenmez valla:D
türü değil yaw sürecini sormuş o ne ki:D
ya işte bu 3 maddeyi sırayla yazıp bu süreçlerden geçti diye belirtiriz bizde napalım:D
cok tesekkur ederım cok yardımcı oldunuz saolun:))
ewt çok çok teşekkür inş. bizede aynı soruları sorar tek temennim buuuuuuu
kanuni kadimden moderniteye geçiş sürecini açıkla,tanzimat adamı tanzimat toplumu çevreleşme süreci geçen sene 2.öğretim sorularıydı,ikinci aptulhamit siyasi görüşü ve bi kaç tanzimat adamı verip bunların görevini sordu ve dediğim gibi sadece 1.öğretimlerle çevreleşme süreci ortaktı
bence de aynı soruyu sormıcak geçen sene de sormamıştı..zaten 2 soru verio en fazla bi tanesi ortak olabilir ama yine de şanslısınız bize çıkan soruları değil de kanuni kadim ve abdülamiti çalışın.
haklı olabilirsiniz. o zaman birisi kanuni kadimi açıklayuabilir mi??
ewt şu kanuni kadim nedirr?
zaman daralmakta şu kanuni kadimi bileniniz var mı? açıklayabilir mi?
ya bilmiyorum ama kadim eski demek. eski topların yaşayışıyla günümüz toplumunun yaşayışı arasında bi ilişki kuracaz sanırım. ben öle yorumladm...
baska bi fikri olan lütfen yazsın...
osmanlının avrupaya finansal bağlılık döneminin açıklamsı nedirr?
teşekkürler hayko bizde öle açıklamaya çalışıcazz
kanuni kadim : gavur çocuklarını küçükken alıp yetiştirerek yeniçeri ocağına almak diye biliyorum:) daha sonraları tabi bu sistem bozuluyor saht evraklarla yeniçeri felan oluolar 3.selim mi tam hatırlamıyorum bu uygulamayı kaldırıyordu böle bişi :) kesin doğruluk payı var mı kitaba göre bilmiyorum :)
ben okudum ama öle bir şy hiç dikkatimi çekmedi acaba bu kadim diger haftada geçebilir mi ya da sorumlu oldugumuz yerleri okuyup göreniniz?
kitaptaki makalelerin birisinde geçiyordur mutlaka genel bi balık olduğu için bulamayız bu saatten sonra. aama hoca derse sadece 1 kere girdi pek zor sormaz çıkacağını sanmıyorm...
arkadaşlar kanuni kadim:yeniçeri ocağına asker alma kanunudur yeniçeri ocağına 1568'e kadar devşirmeler alınmaya başlanırken 1568'den sonra eskiden ocakta bulunmuş yeniçerilerin çocukları da ocağa alınmaya başlamış, 1582'de devşirme veya köle olmayanlar da ocağa alınmaya başlanmıştı. 16. Y.Y.'daki adayların çoğunluğu eski yeniçerilerin çocuklarıydı. 1594'de ocak bütün Müslüman gönüllülere açıldı. Devşirme sistemi 1648'de fiilen durduruldu ancak 1703'de başarısız bir devşirme girişimi yapıldı. Sonraları ana asker kaynağını Kırım Tatarları oluşturmaya başladı. Bu da 1783'de Kırım'ın Rusya tarafından ilhak edilmesiyle sona ermiştir.3.murat zamanında olmuştur
moderniteyle ne bağlantısı var peki ya?avrupya finansal bağlılığa biri açıklayaiblir mi acaba???
ayrıca abdülhamitin siyasi görüşünüde kısa ve öz biri yazabilir mi?
Abdülhamit'in sıkıyönetim dönemi her ne kadar demokrasi ve insan haklarıyla bağdaşmadıysa da bazı uzmanlarca Osmanlı Devleti'nin ömrünü 30-40 yıl daha uzatmış olduğu ileri sürülmüştür:abdülhamit osmanlı devletini ayakta tutmak için diğer devletlerle(örnğin bazen fransanın yanında bazende kjarşısında yer almıştır bunun gibi örnekler çoğaltılabir)bunun gibi politikalarla osm. dev. 30 40 yıl daha devletin ömrünü uzatmıştır.
moderniteyle ne bağlantısı olduğunu bilemicem yaaaa
tarihte 2 öğretime sorulan sorular: tanzimat toplumunu açıklayınız? osmanlı devletinin dış borçluluğu ve artan bağımlılığını açıklayınız? 1. öğretimle aynı sorular olmadııı ama aynı konular dahılınde sayılabilir
arkadaşlar 2. öğretim sorularının cvplarını yazabilrmsniz bişeyler yazdım ama hocanın not verme sistemi naasıldır acaba tanzimat toplumnda kitapta 10 sayfada bahsetmiş bizm özetle ne dememiz gerekio du???
ben hatılamyıyorum bile ne yasdıklarımı :)ama 2 sayfa yasdım:S
bukadar boş girdiğim ilk sınavdı yaw. sınava girişime 2 saat kalmış ben kitabı acıp arabada okumaya çalışıorum :S allahtan çalıştıım yerden geldi:d
neyse bi şekilde atlattık şimdilik geçmiş olsun moralleri bozmıyım ama hocanın not verme konusunda eli ağırdır biraz =)
bazı kesim bol bol yazın hoca okumadıgına ve genelde hep 60 verdiğini bazılarıda hoca yazdıklarınız hakkıknda çok incelemer yaptıgını sölüyor gerçektende hoca yazdıklarımızı çok inceler mi?
incelerse batıım:D
verdiği kitaptan 4 ve 5 haftalardan 73 kadar sanırsam sorumluyuz.
yaw vizeler başlıyor nie konu açmadınız 08-09 olarak? yardım edin ölecemmm bu tanzimat adamı kimdir bilen bir allahın kulu açıklar mı ya?