Feminist İktisat (Panel)

8 Mart Emekçi Kadınlar Günü'nün Haftasında

Kadın Emeğinden Hareketle

Feminist İktisat

  • Prof. Dr. Nurcan Özkaplan (Işık Üniversitesi İİBF, Gazi Üniversitesi İİBF (emekli))
  • Yrd. Doç. Dr. Nuray Ergüneş (Maltepe Üniversitesi İİBF)
  • Arş. Gör. Özgün Akduran (İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi)

6 Mart Perşembe
14 : 30
Halil Nadaroğlu Konferans Salonu
 



Diğer üniversitelerde 8 Mart...

Bizim etkinliğimizin de içinde olduğu bir "Üniversitelerde 8 mart etkinlikleri" derlemesi yapmış Emek Dünyası: http://www.emekdunyasi.net/tr/artic...

Bakınca habere... Diğer üniversitelerden panel bazında aşağaıda kalmadığımız gibi, isimler bazında daha iyi olduğumuzu da iddia edebilirim...

Adeta bir sevgililer gününe dönüştürülen 8 Mart'ı, "Feminist İktisat" gibi bir konuda uzman akademisyenleri buluşturarak anlamının karşılığını fazlasıyla veren organizasyonda bulunan arkadaşlara teşekkürü borç biliriz.....

Bu okulda "feminist iktisat" konulu bir panel, okul tarihinde döndü mü bu arada?

nd kullanıcısının resmi
kadınım söyle mutlu oldun

kadınım söyle mutlu oldun mu
lanet olsun yarın tüm gün evde kalmak zorundayım
7martta da okmeydanı mercan düğün salonunda ödp beyoğlu ilçe örgütünün katkılarıyla düzenlenecek olan emekçi kadınlar günü etkinliği var
not:şu siteyi devamlı geriden takip etme gibi bi problemle karşı karşıyayım..sınırötesi ve türbanla ilgili yazılara şaşırdım oturup bi çay içtim
bi not daha:ilkin 'emekçi kadınlar günü şenliği' yazmışım.düzelttim 'etkinliği' yazdım.bu kadar da kompleksiz insanım:) konuşmalar olcak şiir okuncak tiyatro oynuycaz gibi etkinliklerler var.e biz de bi şiir okuruz yani..sıradan olmanın lükslerinden biri hahaaha 7kapılı40oda dan arakladım bu sözü..sıradan olmanın lükslerinden biri de buydu belki.vazgeçmeyi bilme,vazgeçebilme yeteneği
ya kadınım işte böyle
söyle mutlu oldun mu

DuVAr kullanıcısının resmi
Yarın güzel bir panel

Yarın güzel bir panel seyredeceğiz. :)

eslem kullanıcısının resmi
kadın olmak neydi

kadın olmak neydi geçmişten berii hep küçük görülmek miydi hep arka plana atılmak istenen neden kadınlar oldu günümüzde modern kibar erkekler bile kadına değer vermiyor aslındaa hep kadınlar bişeylere araç mı olduu artık akıllanma zamanı kadınların erkekler olmadan da bir birey olabildiklerini gösterme zamanı derimm artık kendi ayakları üzerinde durabilmeli kadınlarr ben artık çok sıkıldımm etrafımdaa eşimi sadecee eve para getiren bir kaynak olarak görüyorum sevmiyorum diyen kadınlardann bittiyse bazı seyler kadın gidebilmeli kendi ayakları üzerinde durabilmelii yeterrr haberlerde artık kadına şiddet olayları görmek istemiyorumm kalbim duracak gibi oluyor artıkk kadına şiddet hakaret gördükçeee yeterrr erkekler bu gücü nerden alıyorlar sahii

nanal kullanıcısının resmi
ya ben bu ıktısat

ya ben bu ıktısat kulubuyle gec tanıstım galıba
ne kadar guzel ısler yaparmıs meğer..
bugün konferansa gidince aslında okulumuzda bısey yapılmıyor dıyen bızlerın yapılan işlere ne kadar az katılım gosterdıgını fark ettim..
üzücü...

bugünkü konferans aslında tam olarak femısnıst mantıgıyla ılerlemedı.daha cok kadın şöyle erkek böyle gıbı bıraz yüzeysel diyebilecegimiz bir yerden ılerledi.galıba bıraz daha tarıhsel surec ıcınde kadının evrımı anlatılsa daha ıyı olurdu.
ancak bu soyledıgım sey konferansın kötu gectıgı anlamına gelmıyor.aksine aslında gundemde cok fazla gorunmesede ozellıkle müslman yapıların oldugu bır ulkede kadının yerı cok fazla tartısılmalı.sanırım tam haftasında tam yerınde yapıldı bu konferans.
bır arkdas devrıme degıl evrıme ınanırım dedı,diğer arkadaş dinlerin kadın uzerındekı baskısına degındı,bende şebnem feraha:D:D:D
konusulması gereknler konusuldu ,katılım bırkac kısı tarafından degılde cogunluk tarafından olsaydı daha ıyı olurdu ama o da olur dıyelım..

nd kullanıcısının resmi
dün güzel bi panel

dün güzel bi panel seyredildi mi diye soracakken nanal biraz ipucu vermiş.teşekkürü bi borç biliriz
devrime inanmayıp da evrime inanmak tuhaf sanki
nicel değişikliklere inanıp da nitel değişikliğe inanmamak gibi bi şey olsa gerek
ya da hayat böyle1şey olsa gerek

6ncı senesini 'kadınların tarihi:itaat,isyan,feminizm' temasıyla dolduracak olan filmmor 14mart-12nisan tarihleri arasında fransız kültür merkezi ile beyoğlu alkazarda
http://www.filmmor.org/
hem içerik çok sağlam hem de biletler çokAMAçok ucuz..hani kalabalık gitmek mutlu olmak yine yeniden gerek..birüçyüzmilyonkez sevindim

salonda konuşulan her şey kazanımdı

3 senedir okulda gördüğüm en katılımlı panel oldu. söyleşi oldu, çok söyleşi oldu.
bunda tabi panelist hocaların samimi yaklaşımlarının, kurdukları diyalogun tonunun payı büyük.
yani soru soran / yorum yapan arkadaşlar saçmalayacak olsalar bile sözlerini söyleyebildi. bunu küçümsemek için söylemiyorum, şeffaflığın yapıcı bir şey olduğunu düşündüğümden... zira kuşakçak ve okulcak çok yabancısı olduğumuz bir konu. konuşulan her şey kazanımdı yani...

katılmayan arkadaşlar çok şey kaybetti. ancak bunu İFMC'nin çıkardığı İktisat Dergisi'nin "kadın sayısı" (Kadın Gözüyle Yeniden Bakmak) ile telafi edebilirler. dergi kulüpten temin edilebilir.

Mental Suicide kullanıcısının resmi
valla

valla ii ki küçümsemek için söylememişsin, bi de onun için söleseydin ne çıkardı acaba ;) yoksa soruları kızlar sordu diye mi böyle diyorsun :o bunu düşün bence bi ;)

eslem kullanıcısının resmi
bence de güzeldi ya da en

bence de güzeldi ya da en azından benim gibi düşünenlerin de olduğunu görmek hoşduu ne dediler her bayan anne olmak istemeyebilir evlenmek istemeyebilir hayat sizin hayatınızzz işte bayanlara uygun meslekler sınırlıı sankii biz sadece dünyaya sadece çocuk yapmak ve evlenmek için mi geliyoruz neden sınırlayalım ki kendimizi yaşasın feminizm erkek egemenliğinde yaşamaya hayır ....

nanal kullanıcısının resmi
yürü be eslem kim tutar

yürü be eslem kim tutar seni:D:D:D
erkek egemenliğe karşı omaya eyvallahta sosyalist feminizmden kaçmak lazım ya:D

eslem hızlı gitmiş biraz

eslem hızlı gitmiş biraz :)

anlamadım

"sosyalist feminizm"den neden kaçmak lazım?

"Devrime değil evrime inanırım" derken;

"Devrime değil evrime inanırım" derken, devrimlerin tepeden inme olmasının sonucu olarak; getirilen ideolojinin/bakış açısının vs nin, tabana yayılmasının çok uzun zaman alacağını ve çoğu zaman da, bu çok uzun zaman dilimi içerisinde devrimin amacının çözülüp yozlaşacağını anlatmak istedim de, çok fena saçmaladım tabi. Bir gerginleştim sebepli sebepsiz. Yapılmış olan radikal değişimlerin zihinlere pek tesiri olmadığı kanısındayım, oysa önce zihinleri evrime tabi tutmalı, bunun için çaba harcamalı ki, sonrasında gelecek olan devrim kendi rolantisinde kendisini yürütebilsin. yani devrim evrimin doğal sonucu halinde gerçekleştiğinde en insanca biçimde yapılmış olabilir diye düşünüyorum.

Jakoben: Amaca en cabuk ulasma gudusuyle kisilerin toplumlar yerine karar verdikleri model.

Fransz ihtilalinde partisi varmış bu abilerin, Atatürkde oldukça etkilenmiş kendilerinden. Hatta ekşisözlükte söyle bir şey yazmış birisi:

istiklal marsi'nda gizlenmis bulunan ancak mars butun prozodi cilginligiyla soylendiginde ortaya cikan kelime:

" ocaaa-ko be-nim milleeeee-tiiiii-min yil-di-zi-dir, parlaaaaa-ya jakobenim
diiiiir, o be-nim mil-le-tiiii-mindir ancaaaaaak."

Peki denilecek, feminizmle ilişkisi nedir bu anlattıklarının;
toplum normlarınında göz önüne alınması gerektiğine vurgu yaparım bu noktada. Yani tacize uğradı diye kadını öldüren insanların kol gezdiği bir ülkede, evlenmeyelim, çocuk yapmayalım, kısasa kısas yapalım, hatta yer yer erkeklerin bize davrandığı gibi onlara davranalım, türünden bir mantık yürütmenin, dava açısından gerçekten ne kadar amaca yönelik ve pratik olacağını düşünüyordum. Çünkü çok ciddi bir azınlıktan bahsediyoruz. Ayrıca bir de, yine saçmalarken ve toparlamaya çalışırken kaynayıp gitti orada, hani kadın ve erkeğin cinsel organ açısından farklılıklarının topluma getirdiği bir kadın erkek algısı da var. 9 ay hamile kalan ve ağrıdan bulantıdan ölen bir kadının kendisini koryacak kollayacak bir erkeğe ihtacı oluyor. Kadın döllendiğinde 9 ay kendini kapıyor ama erkek bu süre içerisinde çok büyük bir kadın kitlesini hamile bırakabilir yani. Bazı psikanalistler de, bu durumu kadın ve erkek organlarının pozisyonuna kadar bağlarlar. Bir yandan din etkeni var, bir yandan kapitalist sistemde, kadının kendini ciddi şekilde satma ve kolaya kaçma sorunu var. Sonra, mesela kadına yönelik şiddetten, cinsiyetçi şiddetten bahsedildiğinde; yani sadece bu başlığın sebepleri üzerine 10 panel yapılabilecekken, iyice tarihselliğini tartışmadan, anlamadan, sunulan önerileri de birer dogma halinde almak istemedim. Kaldı ki, yeryüzünde savaşa sebebiyet verecek hiç bir durum kalmasa, insanoğlu toplanıp bir elmayı düşman ilan edip ona karşı savaşabilir, ve bu tespitimde kendi adıma hiç abartı yapmıyorum ben. Kadına uygulanan o şiddetin kadın kavramından çok üçsüz kavramına uygulandığını düşünüyorum ve bu anlamdaki bir ego-şiddet-dışavurumun doğanın her yerinde, insan ilişkilerinin her alanında, mimiklerde, tonlamalarda, rüyalarda, balarda, her yerde ama her yerde olduğunu görüyorum. Bir arkadaşımız dedi işte konferansta; yani bu sadece kadın erkek arasında değilki sade, eşcinseller arasında da aktif pasif ayrımı var ve bunlar arasında bakış açısı ayrımı var. Orada geçen bir cümleden bana çağrışan yüzlerce şey var. vs, vs, vs. Yani var oğlu var. Ben konferansa çok geç girmiştim, tam ne konuşuldu ne edildi bilemedim söyleyeceklerimi söylemeye başladığımda da ya belki söylemesem daha iyi benden önce konuşulmuş şeyler adına dedim vs vs gitti öyle. Ama konu çok geniş yani, mülkiyet kavramının çıkışından tutun da, çocukların hakimiyetlerinin aileden dine, dinden devlete geçme sürecisinin etkilerine gidin. gidilir yani. ben beceremedim orda da, burdada muhtemelen ama, devrime değil evrime inanıyorum işte :P
İnsan olmak üzerinden yürümeli diyorum şeyler. Yabancılaşmanın y sine dahi bulaşmadan. Kadını erkeği bırakıp, hayvana bitkiye örümceğe kadar, bir bütünü oluşturma anlamında değer vererek her şeye, herkese. Ayrılık ilüzyonlarına karşı olması gerekir bence mücadelenin. Başka bir şeye değil. Böyle çağrışımlar uçuşurken yakalayamadım hiç bir konuyu doğru düzgün, sonuç olarak bie 5 gündür falan fena gıcık oluyorum kendime:)..

nanal kullanıcısının resmi
"Bir yandan din etkeni var,

"Bir yandan din etkeni var, bir yandan kapitalist sistemde, kadının kendini ciddi şekilde satma ve kolaya kaçma sorunu var. Sonra, mesela kadına yönelik şiddetten, cinsiyetçi şiddetten bahsedildiğinde; yani sadece bu başlığın sebepleri üzerine 10 panel yapılabilecekken, iyice tarihselliğini tartışmadan, anlamadan, sunulan önerileri de birer dogma halinde almak istemedim. Kaldı ki, yeryüzünde savaşa sebebiyet verecek hiç bir durum kalmasa, insanoğlu toplanıp bir elmayı düşman ilan edip ona karşı savaşabilir, ve bu tespitimde kendi adıma hiç abartı yapmıyorum ben. Kadına uygulanan o şiddetin kadın kavramından çok üçsüz kavramına uygulandığını düşünüyorum ve bu anlamdaki bir ego-şiddet-dışavurumun doğanın her yerinde, insan ilişkilerinin her alanında, mimiklerde, tonlamalarda, rüyalarda, balarda, her yerde ama her yerde olduğunu görüyorum. "

keşke heyecan yada one benzer seyler yapmayıp su dusuncelerını aktarsaydın konferansta
eminim yönü değişirdi olayın:D

fazla iyimser olduguna inandıgım bir cumle var burda:

bu anlamdaki bir ego-şiddet-dışavurumun doğanın her yerinde, insan ilişkilerinin her alanında, mimiklerde, tonlamalarda, rüyalarda, balarda, her yerde ama her yerde olduğunu görüyorum.
demişssinn
evet haklısın her yerde var bu ama bıraz su noktadan bakmak lazım
biz insanlar neden farklıyız?bu beyın ne ıse yarar?doğayı yönetecek guce sahıp bızler bu egolara ne zaman anti tepkıler uretmeye baslıcaz? sanırım niçe'nin üst insanı bile bunu bize gösteremıcek:)
nitekim kadın ezilmişliğinin en büyük nedeni erkektir ama bu senın dediğin gibi azınlık tarafından olmustur.

jakobenci bakış açısına gelince fransız ıhtılalı zamanında kralıyet aılesı ıle ıletısıme gecen bu topluluk oldugu ıcın ve halkın sesını uste duyurabıldıklerı ıcın kişisellikten bahsedebiliriz evet ama bu kişiselliği feminizm boyutunda düşünmek yanlış bence.çünkü kadını tek bir olgu olarak görmek olur bu.yani diyeceğim şuki eğere jakobenleri veya jakoben düşünce tarzını ,dunya yuzeyınde ıkı tür ınsan var kadın ve erkek su halde sadece kadının sorunuysa bır olay jakobencı yaklasım vardır, dıye soledıysen bıraz daha acmanı ıstgıyorum cunku ben salt ilişkiyi göremedim veya anlamadım.

anlamadım

"sosyalist feminizm"den neden kaçmak lazım?

nanal kullanıcısının resmi
ya o cumlenın sonunda

ya o cumlenın sonunda gulucuk var sadikaj
kaçmak gerekli değil elbet,kadının kurtuluşu yine kadının elindedir,dünya yüzüyinde ıkı insan tipi vardır ,kadın ve erkek,eger kadını ezen erkekse kadın kendi mücadelesini yaratacaktır diyen bir ideolojiden kaçmayı pek mantıklı bulmuyorum ama şu varki sosyalist feminist arkadaşların gruplar içinde fazla katı olduklarını dusunuyorum
yani şöle söyliyim hani vardırya mücadelede kemalis ve devrimciler devrimceiler daha çok solcudur
bunun gıbı sosyalıst femınıst arkadaslarda daha cok femınıst oluyor:)
olay bu yanı yokda hiçbir insan hiçbir ideolojiden korkmamalı,aksıne bir fikri olmayandan kaçmalı bence..

hım..

jakoben muhabbetini, devrime değil evrime inanırım cümlesine meze olsun diye açmıştım birazda. jakobenci devrim tavrını eleştirdiğimden. aslında şuan kafam pek yerinde değil, ekleyecek bir şey görürsem sonra ekleyeyim. ama genel olarak bu heralde.